Giriş
(4)

Koku alamama/covid

karmaşık
Merhaba. Soğuk algınlığı geçirdim ateş, öksürük olmadı fazla. Biraz boğaz ağrısı ve burun akıntısı sadece. Son 5 gündür koku alamıyorum. Bugün test yapıldı sonuç bekliyorum. Benzerini yaşayan ya da çevresinde biri yaşamış olan var mı? Çok endişelendiriyor beni artık hiç koku alamayacak mıyım diye...
Merhaba. Soğuk algınlığı geçirdim ateş, öksürük olmadı fazla. Biraz boğaz ağrısı ve burun akıntısı sadece. Son 5 gündür koku alamıyorum. Bugün test yapıldı sonuç bekliyorum. Benzerini yaşayan ya da çevresinde biri yaşamış olan var mı? Çok endişelendiriyor beni artık hiç koku alamayacak mıyım diye...
0
karmaşık
(25.06.20)
Koku alamama semptomlardan biri ama hastalığı atlatmış kişilerin anlattıklarını okuduğumda tat ve koku alma duyularının geldiğini söylüyorlardı. Çok geçmiş olsun, endişe edip strese sokmayın bence kendinizi.
0
black holes in the sky
(26.06.20)
bir arkadas covid gecirdi, 1 hafta kadar cok keskin kokulari bile alamadigini soylemisti..su anda normale donmus vaziyette sikinti yok.
0
cooperr
(26.06.20)
Teyzem sadece koku ve tat almama semptomlariyla gecirdi; 2-3 hafta hiç bir tat ve koku alamadı ama sonra yavaş yavaş düzeldi. Şimdi komple normale döndü. Bildiğim kadarıyla şu an için 'kalıcı koku kaybına neden oluyor' diye bir çalışma da yok. Bu yüzden endiselenip, strese vücudunuzu daha çok yormayın.
0
fraise
(26.06.20)
Ben geçirdim, koku tat 9 gün sonra geri geldi. Geçmiş olsun

www.eksiduyuru.com
0
kanlakarisikyagmur
(26.06.20)
(24)

Çevrenizde evli ve mutlu çiftler var mı?

GoodMorningTeacher
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyede
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyedeler. Çoğunun arasında kültür farkı da yok. Hele çocukları henüz 4 yaşına bile gelmemiş çiftlerin kavgaları daha korkunç oluyor.

Artık evli ve mutlu çift sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor gibi. Bu insanlar kavga etmek, boşanmak için evlenmiyor ama bu hale gelmeleri dramatik değil mi? Çok üzücü.
0
GoodMorningTeacher
(25.06.20)
Çevrenkelier belki farklıdır ama ben bunu "6,ay içinde tanışıp evlenmeye" bağlıyorum.

6 ay tabi lafın gelişi. Bir insanı tanımak için hem yıllar geçmesi gerekiyor hem de birçok durumu birlikte yaşamış olmak gerekiyor.

Ama çoğu kişi, kısa bir sevgililik döneminden sonra evleniyor. Çünkü sanıyorlar evlilikte sevgililik gibi neşeli bir oyun. Her günleri öyle geçecek sanıyorlar. Sonra da gerçekle çat çat yüzlerine vurmaya başlayınca her iki taraf da afallıyor, çirkibleşebiliyor vsvs.
0
sorularimicinfeykhesap
(25.06.20)
ben hic gormedim acikcasi.

bir hizla evlenip mutsuz oluyorlar. bosanan cok var. 22-30 yas arasi cok.
0
baldan kaymak
(25.06.20)
Evli insani tanimasam bile genel ifadesinden anliyorum artik. Mutsuz, bezgin bi ifade.
0
msb
(25.06.20)
çevremde mutlu olan var.
genç olan, söylediğiniz yaş aralığında bir tane.
ileri yaşlarda daha fazla çift var mutlu olan.

mutsuz olanların durumu dramatik değil, çünkü zaten beklenen bir şey bu.
perşembenin gelişi çarşambadan belli oluyor genelde.
sorun evlilikte değil, insanların yaklaşımında.
0
blatta hiberna
(26.06.20)
Yok. Bir tane bile yok. 30 yıllık evlisinde de aynı bıkkınlık 5 senelik evli olanda da.
0
black holes in the sky
(26.06.20)
30 yaş altı evet mutsuz ve paylaşım cok az
Ama 30/35 civarı evliler daha iyi ya da stabil gibi.
0
chemnil
(26.06.20)
Hiç yok. Seks hayatları berbat.
0
kickboxer
(26.06.20)
Benim çevremde de durum kötü. Mutlu evlilikler az. Herkes hemen tanışıp evlenme derdinde. Bir yarış var da bizim haberimiz yok galiba. En çok üzüldüğüm de arada kalan çocuklar. Daha kendileri büyümemiş insanlar biran önce çocuk sahibi olma peşinde. Çok yazık.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(26.06.20)
Ben bu konuda şanslı azinliktanim galiba; arkadaşlarım, ailem içinde evliliğini güzel bir şekilde idare eden çok insan var. İç dünyalarını %100 bilemiyorum tabii, her evlilikte olduğu gibi ufak tefek sorunları oluyordur ama birbirleriyle iletişimi olan, mutlu çiftler genelde yakinimdakiler. Bunu empati yeteneğine bağlıyorum ben. Empati, sevgi ve saygı bir ilişkide ne kadar fazlaysa o ilişki o kadar güzel şekilde ilerliyor. Çocuk konusunda da mesela; hiç çocuk düşünmeyen ve korkan ben bu çiftler sayesinde yavaş yavaş daha sıcak bakmaya başladım.

Ha hiç mi boşanan yok? 2 dayım birer yıl arayla boşandı; biri 30 yıllık evliydi, diğerı 4 yıllık. Ama sırf bu ikisine bakarak tüm çevremde evlilikler çok sorunlu diyemem.
0
fraise
(26.06.20)
Evlilik bir mutlu olma aracı değil ki zaten ? De facto olarak evliliği neden mutlulukla bir yazarlar anlamam.

Evlilik bir insanla aynı evi paylaşmanın maddi ve manevi olarak ibraz edilmesinden öte bir şey değil.
0
Avoiding The Puddle
(26.06.20)
en son evli bir arkadaşa sorduğumda %60 pişmanım demişti. %40 mutluluk da çocuk içinmiş.
0
tabudeviren
(26.06.20)
Benim çevremde mutsuz olan az ama çevremdeki evli erkeklerin yarıya yakını abaza. Kalan yarısının da bir kısmı aşırı görgüsüz. Hanımlarını tanımıyorum bu adamları nasıl çekiyorlar bilmiyorum belki onlarda öyledir. Çoğunluğu evliliklerinden memnun. Gelip evlenme diye kafa utuleyene boşan o zaman diyorum ağlamaya başlıyor.
0
Topalordek
(26.06.20)
bir hızla evlenip mutsuz olanlar konusunda herkes yazmış zaten ve fakat üniversitenin ilk yıllarından itibaren beraber olup, yedi sene sonunda evlenip bir sene sonra boşanan da var. zor işler.
0
ismim ibrahim
(26.06.20)
Ben varım.

Çünkü eşim en iyi arkadaşım, tek arkadaşım. Klişe bir tabir biliyorum ama ben zaten çok bir çevresi olmayan bir insanken, bir de başka bir şehre çalışmaya geldim. E tanıdık da kimse yok. Birbirimizden başka arkadaşımız da yok.

Bunu bozacak, huzur kaçıracak tek şey olarak çocuk yapmayı görüyoruz. O yüzden mesela çocuk yapmaya mesafeliyiz. Çünkü bahsettiğiniz gibi "evli ve mutsuz çiftler" genelde çocuklu çiftler oluyor. Çocuktan sonra bir yerde mecburi katlanmaya dönüyor olay.
0
akatreil
(26.06.20)
Valla ben memleketten çok uzak bir yerde yaşıyorum. Antalya'da çevremde bir sürü mutsuz çift var. Her gün kavga gürültü, tartışma. Antalya'da genel olarak herkes mutsuz gibi geldi bana
Fakat; yaşadığım yerde birçok mutlu çift var. Havasından mı suyundan mı bilemedim.
0
komando kani var bende
(26.06.20)
Bunlardan biri de benim. İki evlilik yaptım, biri 4 biri 3 yıl sürdü. Sanırım insanlar içinde büyüdüğü aile ortamını bekliyor, bulamayınca da hüsranla sonuçlanıyor. Bulmak da pek mümkün değil, jenarasyon farklı. Erkeklerde kabahat çoktur ama kadınların hiçbir şeye tahammülü yok. Maddi zorluk da buna dahil, kocalarının depresyona girmiş olmalarını bile ben bu dünyaya mutsuz olmaya gelmedim diye karşılayabiliyorlar. Entelektüel düzeyler hemen hemen aynı da olsa ev içinde farklılıklar batabiliyor bir süre sonra. Kadınlar ev işlerinde erkeklerin kendileri kadar becerikli olmalarını beklerken, erkekler ev işlerinin karı koca arasına girmesinden şikayetçi. Eşleri geçtim, aileler bile tahammülsüz, boşanırlar biter kafasındalar. Karı koca ikisinin de çalıştığı durumlarda yorgunluktan cinsel istek daha da azalıyor, ve bu mesafeleri arttırıyor. Bir taraf sürekli ilgi ve pohpohlanma beklerken diğer taraf yorulduğunda artık beni sevmiyorsunlar başlıyor. Tahammülsüzüz, en büyük problem bu. Ailenin kutsallığı da kalmamış üstelik. Biterse bitsine dönüyor iş. Bir şekilde olmuyor yani.
0
antihero
(26.06.20)
32 yaşındayım. izmir. Cevremde henüz mutlu bir evliliğe rastlamadım. Kendi annem babam/abimin evlilikleri ve arkadas cevrem dahil. Evliliğe olan yaklaşımım nihayete erdi sanırım. Evlenmeyeceğim.
0
tmm
(26.06.20)
ben bugüne kadar bir tane mutlu evlilik gördüm. bir gamer çiftti onlar da kafaları müthiş aynı çalışıyordu. başka da görmedim. geri kalanların hepsi sorunlu, hepsi problemli. tam olarak antihero'nun anlattıklarıyla dolu evlilikler.

evlenmeyin, gerek yok. saçma sapan bir kurum.
0
avianthem
(26.06.20)
Ben de çok kısa sürede tanışıp evlenen çiftlerde bunu görüyorum ya hemen boşanıyorlar yada ailelerinden eşinden felan mutsuzlugunu cok kolay dile getirebiliyorlar, ben ve eşim 3 yıldır evliyiz, üniversiteden beri beraberiz total 8 yıl, gayet arkadaş sevgili her şeyiz. Evlenince farklı bir insanlar karşılaşmadım, ve hiç konuşmasak bile gayet ne dediğimizi anlıyoruz. Bu işler sabır işi biraz da. Evlenmeden önce sevgiliyle mutlaka 2-3 tartışma yaşıcak kadar birlikte olunmalı. Tüm ortamlara girilmeli ve iki bireyde olgun olmalı çünkü bu iş sevgililinten öte biraz daha. Tartışma konusu ise şu şekilde ilk tartışmada cok muhim değil hemen biri alttan alır geçer ama 2-3 tartışmada artık insanın gerçek yüzünü görüyorsun o şekilde kabullenirsin veya etmezsin
0
esinikaybetmiscorap.
(26.06.20)
Var. Abim ve 3 kuzenim evli. Hepsi mutlu. Abimin 2 çocuğu var, bir kuzenin 1 tane çocuk. Hepsi mutlu, herkes mutlu.
0
put it in your appropriate place
(26.06.20)
Biz varız :)

Daha önce benzer konulara da yazmıştım. 15 senedir evliyiz , 1 gün bile eve ayaklarımız geri geri gitmedik , seve seve koşa koşa gittik hep. Huzur,güç bulduğumuz tek yer birbirimizin yanı oldu. Evlilik genel anlamda güzel bir şey mi ? Çevremde gördüklerimden çıkan sonuç asla değil. Bizim evliliğimiz güzel :)
0
synax
(26.06.20)
evde kardeşinizle nasıl tartışıyorsanız eşinizle de tartışıyosunuz arada. ama sıklığı ve şiddeti önemli. azcık tartışma çokça mutluluk var bizde.
0
xrated
(26.06.20)
benim 5-6 kişilik arkadaş grubumda herkes mutlu. ben nişanlıyım ne olacağını kestiremiyorum. evlilik çok zor bir şey. tahammülsüz, uzlaşmayı bilmeyen insanlar evlenirse ister çok sevsinler ister 10 sene çıkmış olsunlar o evlilikler yürümüyor. birçoğumuz da tahammülsüzüz aslında. kendimizi bu yönde geliştirirsek karşımızda da böyle olmayan biri olursa yürümemesi için ekstrem bir şey olmadıkça bir sebep yok bence. sevgi saygı onları saymaya gerek yok zaten.

sadece 1 çift bizde bir garip onları unutmuşum. 6 ay sonra uzak evlilik (atama memuriyet meselesi) olmasına rağmen boşanmaya falan kalktılar ki evlendikten sonra 1 kez görüştüler zaten. sorunları da şuydu: bunlar evlenmeden hiç bir ciddi konuyu konuşmamışlar. Resmen hayat görüşleri bile ayrı. Görünen köy olayı var mesela bunlarda da.
0
sanguine mcqaer
(26.06.20)
Kesinlikle sevgilimle 6 ay aynı evde yaşarım. Eğer hala herşey iyiyse ozmn evlenirim.

Şöyle diyim, gören herkesin hayran ötesi hayran olduğu, ben sormadan çevremin kendiliğinden sevgilin çok kaliteli çok düzgün çok harika biri deme gereği duyduğu über yakışıklı eski sevgilimden ayrıldım mesela. Hem de bitiren bendim. Aynı evde yaşamasam bilemezdim ama. Aşırı bencildi misal, aşırı tembeldi. Aşırı rahatına düşkündü. Hani herkes rahatına düşkündür hatta ben rahatıma düşkünlüğüm ile mehşur biriyim, ama sıkıya gelmem gerekiyorsa alasını yaparım. Ama o 7/24 rahatına düşkündü misal. Hatta son zaman, ya bundan çocuğum olursa ayvayı yedim diyecek bir duruma geldim. Ama dışarda gör ütüsüz kot bile giymez, gerekirse dışarı çıkmaz ama çıkacaksa jilet gibidir. Bir bakmışsın bütün haftasonu evde mahoş mahoş gezinen, sana kahrını çektiren adam kalkmış dışarı çıkacağı için ütüsünü yapıyor, şoka girersin. Harikadır yani dışarıdan. Bazen ben bile unutup diyorum, nasıl bıraktın mis gibi çocuğu diye, tabi bu düşünce 2sn sürüyor, sonra asıl olan karakteri aklıma geliyor of iyi ki bıraktın aferin kızım diyorum. Ev diyip geçmeyin öyle çok şey oluyor ki evde.

Kısacası yaşamadan bilinmiyor. Önce tadına varacaksın. Birkaç aşama kaydedilecek evde, sonra zamanla herkes artık kendi olduğunda hala herşey iyiyse tamam, hatta öylesini bulursan kaçırmayacaksın.

Eskiden insanlar seyahat edermiş ama artık tanıma yolu değil, seyahatler uzun süreli yol yapma serüvenleri.

Aynı evde yaşayacaksın. Budur.

Soruna cevap değil biliyorum ama böyle. Öyle 3 gün bende 4 gün kendi evinde de değil. G.t g.te yaşayacaksın arkadaşım aylarca aynı evli gibi. Ondan sonra o kişi ile evlenmeyi gözün yiyorsa, kesiyorsa canın istiyorsa evleneceksin.

Soruna kısa bir cevap verirsem çoğu ilişki dürüst değil çünkü. Konuaşamadıkları, ay bundan alınır mı diyecekleri insanlarla evleniyorlar. Sonra buraya gelip soru soruyorlar eşim bunu yaptı konuşsam mı ama nasıl diyeceğim alınır o öyle bu böyle olur. Eşimle bir konuyu konuşarak çözmek mümkün değil, konuşarak çözemiyoruz biz.... Ee napacaklar. İki seks yap halının altına süpür sorun gerçekten patlak verene kdr...

Ya da mesleği için evlen, evi arabası için evlen, güzelliği için evlen ee sonra??? Güzelliği ile sahip olduğu kibir, onun için harcadığı zaman ve para, bencilliği belki takındığı yapay davranışlar sana uyacak mı? Yada bütün haftasonu pes oynaması. Aslında onun boş hayatının içinde mutlu olmadığını fark ettiğinde ne olacak?

İnsanın değeri olacak değeri, değerleri.. Sonra benzer değerlere sahip biri ile olacak. Sevmeyi bilecek. Dürüst olacak. Sonra evleniyor mı çocuk mu yapıyor me bok yapıyorsa yapsın. Değer derken ah o egeli ben de egeliyim, aynı kafadayız değer yargılarımız aynı vs vs bundan bahsetmiyorum. Misal senin için film izlemek bir değerdir, öbürü için sürekli film izlemek anlamsızdır, belgesel izlemek ya da sıkıcı diye tabir edilen sanat filmleri izlemek bir değerdir. Misal senin için sağlıklı beslenmek bir değerdir, onun için bulduğu her dönerciye girmek. Yani aslında küçük değerlerin büyük puzzle ı oluşturduğu bir şeydir ilişki.

Ama biz hala ben onu değiştiririm kafası ile evlenelim, konuşamadığımız konuları içimize atalım, aman ne güzel ilişkim var şimdi kavga etmeyelim bundan diye gerçek fikirlerimizi söylemeyelim. Ama bu böyle gitmez ki, patlar işte bir yerde..

Dramatik mi bilmiyorum ama bir tiyatro oyununda sahneler ilerledikçe ortaya serilen çözümlenmeler gibi.
0
mobydick
(26.06.20)
(7)

Steam yaz indirimleri ne aldınız ? neler alınır ?

fezagezgini
Steam indirimlerinde gözünüze kestirdiğiniz bu fiyata kaçmaz dediğiniz ya da, hazır inmişken alınır dediğiniz hangi oyunlar vardır ? gaben reise biraz daha kazandıralımedit:aldıklarımfirewatchcloudpunkmonochroma (türkler yapmış limbo kafası)endzone a world apart (city build tarzı)https://store.steam
Steam indirimlerinde gözünüze kestirdiğiniz bu fiyata kaçmaz dediğiniz ya da, hazır inmişken alınır dediğiniz hangi oyunlar vardır ? gaben reise biraz daha kazandıralım

edit:

aldıklarım

firewatch

cloudpunk

monochroma (türkler yapmış limbo kafası)

endzone a world apart (city build tarzı)


store.steampowered.com near death, hayatta kalma/ bulmaca tarzı ufak ama lezzetli bir oyun. zamanında oynamıştım tavsiye ederim
0
fezagezgini
(25.06.20)
far cry 5 ve age of 2 definite almayı düşünüyorum. güzel tavsiyeleriniz varsa bende beklemedeyim.
0
belkider
(25.06.20)
almadım ama nba 2k20 fiyatı iyi gibi.
0
absel
(25.06.20)
gta iv, max payne, life is strange, euro truck simulator, shadows of war falan alıyorum ben.
0
black holes in the sky
(25.06.20)
Her sale arkadaşlarım der, yine kimsenin bilmediği saçma indieleri seçtin diye. Ama ne yapayım oynamak istediğim diğer oyunları ya çıktıklarında alıyorum, ya da game pass / origin access'e giriyorlar, sale bunlara kalıyor:

Yes, Your Grace
Telling Lies & Her Story Bundle
Includes 2 items: HER STORY, Telling Lies
BEAUTIFUL DESOLATION
Merchant of the Skies
The Complex
Knightin' + Groovin'
Includes 2 items: Knightin'+, Groovin' - Perfect Music For Some Knightin'
Muse Dash
Mortal Kombat 11: Aftermath
Balrum
PixelJunk Eden
0°N 0°W
RESIDENT EVIL 7 biohazard Gold Edition


bir kısmını aldım, bir kısmı sepette duruyor. daha yeni bir şeyler de bulurum; birazını çıkarırım almam vs.
0
aguen
(25.06.20)
Valla ben son günlere bırakacağım. Her gün keşif kuyruğundan düşürdüğüm 1 koleksiyon kartını ve de pazara koyduğum diğer kartları da sattıktan sonra biriken parayla alacağım. Önceki indirimlerde 3 kart düşüyordu, şimdi 1 karta indirmişler. Ah Gaben, yatacak yerin yok! Halbuki o satılan kartlardan onlar da komisyon kesiyor. Karınları tok, ondan tabi.

Bu arada şimdilik:
Vanquish- 15 TL
Murdered Soul Suspect - 8,90 TL
Rise of The Tomb Raider- 22,25 TL
Halo Wars Definitive Edition- 12,25 TL
Halo Spartan Bundle- 4 TL

almayı düşünüyorum ama Vanquish ve Tomb Raider dışındakiler değişebilir.

Almanızı önerdiklerimse

Dying Light Enhanced Edition- 29,70 TL
Tomb Raider- 6,99 TL ( En düşük 5 TL'ye inmişti)
Deus Ex Human Revolution- 4,49 TL
Deus Ex Mankind Divided- 11,24 ( Cyberpunk 2077'yi bekliyorsanız bu kafaya hazırlanmanın en iyi yolu bu iki oyundur)
Spec Ops The Line- 9,80 TL
Soma- 4,90 TL
Just Cause 2- 2,29 TL
Just Cause 3 XXL Edition- 7,82 TL
Hard Reset Redux- 3,10 TL
Sleeping Dogs Definitve Edition- 13,35 TL

Bu bahsettiklerimin hepsi de kütüphanemde mevcut.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(25.06.20)
celeron 300a
(26.06.20)
age of empires i & ii definitive ed. bundle ile limbo & inside bundle attım sepete ben de. şu duyuru biraz canlansın da başka öneriler de görelim :))
0
solitude ov the lonliest star
(27.06.20)
(11)

Tek başına akvaryum gezmeye gidilir mi?

eyeinthesky
arkadaşım olmadığı için sinemaya kafeye tek gitmeye baya alıştım, kazara yanımda arkadaşım falan olursa pek tat alamıyorum ama yalnız biri olduğum için konsere falan gidemiyorum. Florya akvaryuma gitmeyi çok istiyorum, yakın olduğum arkadaşım yok, erkek erkeğe gitmek biraz abes durur ve erkek erkeğe
arkadaşım olmadığı için sinemaya kafeye tek gitmeye baya alıştım, kazara yanımda arkadaşım falan olursa pek tat alamıyorum ama yalnız biri olduğum için konsere falan gidemiyorum. Florya akvaryuma gitmeyi çok istiyorum, yakın olduğum arkadaşım yok, erkek erkeğe gitmek biraz abes durur ve erkek erkeğe gitmek bence tek gitmekten daha iyi olmaz, o yüzden erkek tanıdıklarımı es geçtim, zaten sorsam da gelmezlerdi. Arada konuştuğum 2 kıza sordum onlar da geçiştiriyorlar.

tek başına gitmek zevk vermez gibi hayal ediyorum, sizce ne yapayım?
bazen tek gidilmeyecek yerlere tek gidince gitmesem evde oturup bira dizi yapsam daha iyiydi diye düşündüğüm oldu.
anne baba kardeş ile gezmeyi sevmiyorum kafam uyuşmuyor o opsiyon da yok.
0
eyeinthesky
(25.06.20)
Akvaryuma niye tek başına gidilmesin ki? Dışarıda yapılan aktivitelerin çoğu pekala bireysel de yapılabilir bence. Tek gidiyorum diye keyif almayacaksanız gitmenin manası yok ama. İyi eğlenceler.
0
black holes in the sky
(25.06.20)
ya mesela konsere tek gitmek zevk de vermez ve saçma durmaz mı?
sinemaya tek gitmek gibi değil ki
akvaryum gezmek de bi bakıma konser değil mi
0
🌸eyeinthesky
(25.06.20)
Biz ailecek gittik ankarada pişman oldum keşke tek gitseydim. Sabahtan akşama kadar gezerdim ben. Birileri olunca istediğine vakit ayıramıyorsun. Her aktiviteyi tek başıma yapabiliyorum konsere de gittim her şeyi yaptım. Bırakın milleti keyfinize bakın artık hayatı yaşayamıyorsunuz farkındasınız umarım.
0
bahoho
(25.06.20)
biz ailecek gittik ama tek gezende çoktu
0
sizofren06
(25.06.20)
Akvaryum?erkek erkeğe gitmek neden abes?
0
chemnil
(25.06.20)
kafeye tek gitmeyi sorun etmiyorsun da akvaryum nasil sorun oluyor? Akvaryum bir aktivite geziyorsun iste baskasina gerek yok. Kafede millet yan masada muhabbet edip kahkaha atiyor, sen etrafa melul melul bakmak yerine telefona gomulmek zorundasin kendimi o tarz bir kafede hissettim de ruhum sikildi simdi, ben de o tarz bir tipim iste. Restoranda tek yersin bak o baska. Illa tavsiye istiyorsan kafeye tek basina gitme, akvaryuma, sinemaya, muzeye, sergiye tek git.
Edit: ulan bizim ki de tavsiye ha, adama kafeyi yasakladik, bundan sonra gidemiyormus falan. Neyse kardes benim dusuncem bu: yalniz basina kafe, akvaryumdan daha beter, iskence bence
0
neverletyougodown
(25.06.20)
@never, aslında doğru yav
Ama sigara içtiğim zamanlar iyi gidiyordu
Zaten sinemaya gideceksem vakit geçirmek için oturuyorum genelde
0
🌸eyeinthesky
(25.06.20)
Erkek erkeğe niye gidilmesin ?

Konserle de hiç ilgisi yok

Gayet tek de gidilir.
0
fezagezgini
(25.06.20)
Ben sosyal aktivitelerin nerdeyse hiçbirini tek başıma yapmayı sevmiyorum. Bu yüzden yalnızsam sosyal aktivite yapmıyorum.
0
pass
(26.06.20)
Abi erkek erkeğe akvaryuma mı gidilir Allah aşkına? Oldu olacak sinemaya gidip, el ele film izleyin :)
0
rahibeler terasa
(26.06.20)
siz akvaryumu kızla gezmek için bir aktivite olarak mı düşünüyorsunuz ? ben balık, su altı yaşamı görmek olarak düşünüyorum.
0
fezagezgini
(26.06.20)
(11)

Kitap Önerisi Alabilir Miyim?

ofelia
Hayatımın zor bir dönemindeyim, ne alaka kitapla diyeceksiniz. Ben son zamanlarda roman değil hep kaynak kitaplar okuyorum özellikle psikoloji ile ilgili. Ama kafa gidikken o kitaplar da gitmiyor, sürünüyor elimde aylarca. Bana biraz içimi ısıtacak şeyler lazım bu dönemde, roman olması tercihim. Öyk
Hayatımın zor bir dönemindeyim, ne alaka kitapla diyeceksiniz. Ben son zamanlarda roman değil hep kaynak kitaplar okuyorum özellikle psikoloji ile ilgili. Ama kafa gidikken o kitaplar da gitmiyor, sürünüyor elimde aylarca. Bana biraz içimi ısıtacak şeyler lazım bu dönemde, roman olması tercihim. Öykü de olabilir. Dram olmasın, iyice içimi burkmasın, edebiliği güzel olsun. İç ısıtan kitap deyince mesela benim aklıma yıllar önce okuduğum Küçük Ağacın Eğitimi geliyor. Sonu falan kötü müydü hatırlamıyorum ama iyi hissettirmişti.

İşte bir el atsanız kitap kurtları olarak, birkaç roman alsam okurken biraz rahatlasam. Çok makbule geçer.

Şimdiden teşekkür ediyorum kıymetli vaktini ayıracak olanlara. Kendinize dikkat ediniz.
0
ofelia
(25.06.20)
freebird5406_2
(25.06.20)
Tabii ki ; çavdar tarlasında çocuklar.
0
deer hunter
(25.06.20)
Sait Faik okurum ben canım sıkkın olunca. Seçme Hikayeler kitabını öneririm daha yaşam dolu hikayeleri var o derlemede.
0
black holes in the sky
(25.06.20)
freebird: teşekkür ederim bakacağım mutlaka
deer hunter: okudum :)
black holes in the sky: sait faik ben de severim, çoğunu okudum ama sanırım bitirmediğim bir kaç öykü kitabı vardı bakayım onlara,

teşekkür ederim
0
🌸ofelia
(25.06.20)
Mülksüzler ve karanlığın sol eli en son okudugum ve begendim
0
chemnil
(25.06.20)
Siddharta- Hermann Hesse
0
principlei
(25.06.20)
Bitmeyecek öykü - Michael Ende
Kaplan Kaplan - Alfred Bester
Vakıf serisi - Asimov
0
zihua
(25.06.20)
İç ısıtan dediğiniz için şunları öneriyorum:
Gulyabani (Baya Süt Kardeşler'de sahnesi olan Gulyabani, okuması çok keyifli)
Ben Kirke +1 (Yunan mitolojisi seviyorsanız)
Bir Yerde (Jerzy Kosinski)
Kıyamet Gösterisi
Ötekiler Arasında
24 Saat Açık Kitapçının Sırrı

İç ısıtmaz ama çok şahanedir:
Vakıf +1
Kaplan Kaplan +1
Madde 22
0
kobuzchu kiz
(25.06.20)
Matilda-Roald Dahl
0
alfred
(25.06.20)
Ben Yuval Noah Harari'nin kitaplarini okumayi cok severim. Insanlik tarihi ve bugün gelinen noktayi farkedince nedense bir mutlu oluyorum.
0
chitosan
(25.06.20)
dostum biraz eğlenmek kitabinda çabuk akmasını istersen ki sanırım bahsettiginde bu, bence Alper Canigüz'ün romanlari, Murat Menteşin romanlarını elden geçirebilirsin.

Her iki yazarda absürd komedi tarzi gibi polisiyeler yazar ve eglencelidirler.

Daha edebi birşeyleri tercih etmek taraftarı isen eğer Şule Gürbüz, İhsan oktay anar tavsiye ederim ...

simdiden iyi okumalar
0
anarkokombi
(25.06.20)
(13)

'sayılı' filmler? diziler?

asisamus
'bir kadın bir erkek', 'bir aşk iki hayat', 'dört nikah bir cenaze' kalıbında içinde sayılar olan film-dizi-kitap isimleri neler var aklınıza gelen?*tercihen türk işleri arıyorum ama yabancı da olabilir.*yine tercihen 'sayı - kelime - sayı - kelime' kalıbı (yukarıdaki gibiler) öncelikli arayışım.
'bir kadın bir erkek', 'bir aşk iki hayat', 'dört nikah bir cenaze' kalıbında içinde sayılar olan film-dizi-kitap isimleri neler var aklınıza gelen?
*tercihen türk işleri arıyorum ama yabancı da olabilir.
*yine tercihen 'sayı - kelime - sayı - kelime' kalıbı (yukarıdaki gibiler) öncelikli arayışım.
0
asisamus
(23.06.20)
2 dil 1 bavul
40m2 almanya
0
allah yazdiysa bozsun
(23.06.20)
yerli:
7 numara
seksenler
doksanlar
pis yedili (daha çok iskambil kağıdı ama neyse)


yabancı:
50 first dates
500 days of summer
0
himmet dayi
(23.06.20)
101 Dalmaçyalı.
0
angelus
(23.06.20)
11'e 10 kala
0
nothing in my way
(23.06.20)
Nineteen Eighty-Four - www.imdb.com
Zero Dark Thirty - www.imdb.com
Nine 1/2 Weeks - www.imdb.com
The Fifth Element - www.imdb.com
The Sixth Sense - www.imdb.com
The Zero Theorem - www.imdb.com
The Thirteenth Floor - www.imdb.com
Se7en - www.imdb.com
Apollo 13 - www.imdb.com
300 - www.imdb.com
1917 - www.imdb.com
12 Years a Slave - www.imdb.com
the 100 - www.imdb.com
0
kill all hipsters
(23.06.20)
ucan spagetticanavari
(23.06.20)
Two Weeks Notice
4 Ay 3 Hafta 2 Gun
Dordumuze Bir Es
Yedinci Muhur

Kriterlere pek uymadi sanirim ama aklima ilk anda bunlar geldi.
0
(23.06.20)
adı sadece "İki" olan bi korku filmi var, türk yapımı.

beş kurşun iki adam-Yılmaz Güney

üç arkadaş- Hülya Koçyiğit-Kadir İnanır filmi

iki kadın-haluk Bilginer ve Zuhal olcay'ın oynadığı film
0
lovemyself
(23.06.20)
Bir Şeftali Bin Şeftali
Bin Muhteşem Güneş
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah
Seksen Günde Dünya Turu
0
black holes in the sky
(23.06.20)
uc kardese bir gelin
bir cicek uc bocek
0
misterturist
(23.06.20)
6 days 7 nights
0
iwasbornonamountainside
(23.06.20)
Iki genc kiz _ hulya avsar
0
Kittie
(23.06.20)
Dört kişilik bahçe
Yedi kapılı kırk oda
Üç aynalı kırk oda
Kırk oda

Murathan Mungan
0
aksiyom
(24.06.20)
(5)

Gece boyu bir seyler dinleyerek uyuyan var mi

000000
Sizin de dinledikleriniz ruyanizi sekillendiriyor mu?
Sizin de dinledikleriniz ruyanizi sekillendiriyor mu?
0
000000
(22.06.20)
Kitap ya da podcast dinliyorum mutlaka uyurken. Rüyama hiç girmedi şu ana kadar.
0
peki madem
(22.06.20)
Nadiren Aphex Twin albümü açıp uyuyorum. Uyanana kadar çalmak yerine Spotify'ın zamanlayıcısı ile ayarladığım sürenin sonunda kapanıyor. Rüyama ya da uykuya etkisini ayrımsamadım. Uykuya dalış kısmı için yapıyorum bunu.
0
Etanglement
(22.06.20)
uzun zaman once podcast ve ingilizce sesli kitap acip uyumaya calistim. bir de kus ve nehir sesi gibi selerle de uyudum.

uyku kalitesi cok fazla dusuyor, olumsuz etkileniyor. ben de hemen biraktim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.06.20)
hiç etkilemedi rüyalarımı şu ana dek.

bu gece tekrar deneyim bakalım belki o niyetle şekillenir.
şimdi siz deyince bir kurt düşmüş oldu, filizlenir bir kaç saate.
0
biseysorcaktim
(23.06.20)
Zamanlayıcıyı yarım saat ayarlayıp yatıyorum. Çoğu zaman yarım saat içinde uyuyamıyorum ama ikinciye döndüğünde uyumuş oluyorum. Bir etkisini görmedim. Bazen yatarken düşündüğüm şeyler rüyama giriyor, o kadar.
0
black holes in the sky
(23.06.20)
(11)

Insanlarin sizin yerinize dusunmeleri sizi sinirlendiriyor mu?

bollocks44
Dostlar selam, direkt aciklayayim sorumu. Bir arkadasinizdan x esyayi odunc rica ediyorsunuz. Cevap hayir. Hayir cevabi vermesinde hic sorun yok, uzayip kendi isinize geri donecek iken, surada su kadara var, satin al diye akil veriyor. Bu durum sizi irite eder mi?Sevgiler
Dostlar selam, direkt aciklayayim sorumu. Bir arkadasinizdan x esyayi odunc rica ediyorsunuz. Cevap hayir. Hayir cevabi vermesinde hic sorun yok, uzayip kendi isinize geri donecek iken, surada su kadara var, satin al diye akil veriyor. Bu durum sizi irite eder mi?

Sevgiler
0
bollocks44
(22.06.20)
etmez
0
nahtoderfahrung
(22.06.20)
böyle bir tane arkadaşım var sadece, bazen sinir edici bir boyuta ulaşmıyor değil. kendi düşüncesine göre senin de öyle düşüneceğine karar verip iş yapıyor mesela. örnek vereyim

ben x marka ürünü almayı düşündüm diye sohbet ederken söylüyorsun, o birkaç gün sonra "ya benim y marka benzer ürünü satan bir arkadaşım var, numaranı verdim seni arayacak" diyor.

ama sonra düşününce bunu tamamen bana iyilik olsun diye yaptığını görebiliyorum, sadece kötü bir huy.
0
aziz dostum jack
(22.06.20)
Sorundaki rahatsız edici değil. Bunu ben de yapıyorum. Hayır dediğimde karşı tarafla minik de olsa ortamda gergin bir hava oluşuyor ve yumuşatarak onu kırmak istiyorum. Aslında ''seni yarı yolda bırakmak istemiyorum, bak fikir de veriyorum, işini o şekilde halledebilirsin'' demek için bu, yoksa karşı tarafı çok da düşündüğüm için değil. Ama üstteki cevapta yazılan sinir edici, çıkar hizmetli emrivaki cümlesi o.
0
aramızda kalsın
(22.06.20)
dostlar, insanlarin hayir cevabi vermeleri, evet cevabini vermelerinden cok daha mutlu ediyor beni. cunku toplumda bir cok insan hayir demeyi bilmiyor, bununla alakali bir sorun yasamiyorum. kirgin, uzgun ya da sinirli hissetmiyorum. ama hayir cevabi sonrasinda benim (akil edemeyecegimi dusunerek mi bilmiyorum) fikir yurutmeleri cinlerimi tepeme cikartiyor.

ya ornek, kamp buzlugunu odunc alabilir miyim diyorum mesela, hayir ama migrosta var 100 lira diyor mesela. lan ben zaten nereden alabilecegimi biliyorum, sordugum soru bu degil. hayir abi veremem, kusura bakma dese hic sorun yok.
0
🌸bollocks44
(22.06.20)
Bilgi sahibi olmadan fikir olarak, ben senin olsaydım böyle böyle yapardım demelerine ayar olup, öfkeleniyorum fazlasıyla. Sanki benim aklıma gelmiyor, dedikleri.
0
put it in your appropriate place
(22.06.20)
İşime yararsa memnun olurum.
0
black holes in the sky
(22.06.20)
Sizin anlattığınız duruma zaten sinir olurum da başlıkla ilgili de söyleyeceklerim var.
Ablam beni benden çok düşünür. Bazen o bile sinir bozucu oluyor. Anlatayım; bir arkadaşımın anne-babasının kısa bir süre yardımcıya ihtiyaçları oldu. Aslında arkadaşımın düşüncesi "yardımcıları olsa bir süre ne iyi olur" şeklinde. Ufak bir kaza atlatmışlardı. Neyse bana söyleyince aklıma geldi, anne-babasının oturduğu şehirde ablamın da bir arkadaşı var. Yörenin yerlilerinden. Açtım ablama sordum "bir yardımcı arıyorlarmış, belki seninkiler biliyorlardır böyle birini" diye. 10 dakika sonra ablam aradı, tesadüh tam da o sitenin yakınlarında tanıdık bir temizlikçi kadının numarasını vermişler. Arasınlar hemen, ben de bileyim dedi. Çok teşekkür ettim, hemen arkadaşı arayıp söyledim. O da çok teşekkür etti. Neyse, ben konu kapandı sanıyorum. Bir 10 dk sonra ablam tekrar aradı "aramışlar mı, anlaşmışlar mı?" diye. Ben de arkadaşa söylediğimi, çok teşekkür ettiğini söyledim. "Ama hemen arasınlar, ben kadına gitme seni arayacaklar dedim" demez mi? Yahu 3 katman var işin içinde, sen kadına niye "gitme bir yere" diyorsun. Kaldı ki bana bu durumu böyle anlatmamışsın. İki dakikada bana verdi veriştirdi. Kalbi kırılmasın diye cevap da vermedim ama içime de oturdu. Sinirlendim mi, elbette.
0
SiyamkedisiZorro
(22.06.20)
Bazen sürekli bir şey ödünç isteyene karşı takınılıyor bu durum. Veriyor, veriyor, veriyor, sonra ya ben enayi miyim gidip alıyorum, ugraşyorum bu adam her seferinde benden bir şeyler istiyor diyor. Yani o seni düşünemedi sanıp söýlediği bir şey değil, ikiiz de aynı koşullardayız, ben kimseden istemeden kendi işimi hallettin, sen de git al, hallet iması. Yani düşünebileceğini biliyor ve buna raģmen onu kullandığını düşünüyor. Beni irite etmez, çunkü muhtemelen düşunmemiş olurum. Onun söylediği şeyi düşünebiliyorsan va zaten yapmıyorsan sanki bir sorun var. Almamak için başka bir nedenin varaa biliyorum şu yüzden istedim dersin biter. Ya da param yok şimdi alamıyorum o yüzden dersin. Yani duruu bildiğin halde yapmamaya devam etmenin nedenini söylersin. Bana kalırsa.
0
velvetmorning
(22.06.20)
akıl sormadan akıl veren herkes sinir eder beni.
bunun bir de yardım istemediğin halde yardım eden versiyonu vardır, ki o daha katlanılmaz.

bu küçük bir örnek gerçi ama temelde haddini aşmak, duracağı yeri bilmemek aslında.
konu sizin dediğiniz gibi kamp buzluğu falan değil daha büyük bir mesele olduğunda olaylar başka boyutlara ulaşabiliyor.
0
blatta hiberna
(22.06.20)
Sinir olurdum,olurum da
0
chemnil
(22.06.20)
Akil istemeden akil vermek tacizdir zaten, ufak capli
0
gunes123
(22.06.20)
(8)

2020 lgs sınavı

Filinta61
Şimdi arkadaşlar bir sorum var. Bilenlerden bilgi beklemekteyim. Benin cocugum lgs ye girdi ve tahmini 380 civarı bir puan ile çıkacak diyelim. Yüzde 10 lük dilimde olmadığı için anadoku lisesi seçemiyoruz. Geriye anadoku teknik, meslek, imam hatip puanlı okullar veya puansız yerel okullar kalıyor.
Şimdi arkadaşlar bir sorum var. Bilenlerden bilgi beklemekteyim.

Benin cocugum lgs ye girdi ve tahmini 380 civarı bir puan ile çıkacak diyelim. Yüzde 10 lük dilimde olmadığı için anadoku lisesi seçemiyoruz.

Geriye anadoku teknik, meslek, imam hatip puanlı okullar veya puansız yerel okullar kalıyor.

Puana uygun bir anadoku teknik okulundan sonra üniversite kazanılamiyor mu, yani bu adam artık ornek veriyorum avukat, veteriner, ya da türkçe öğretmeni olamıyor mu,

Bu sınav ile puansız okula yollamaktan ise anadoku teknik okullara göndermek bana daha mantıklı geliyor ama kafama yukarıdaki durum takıldı.
0
Filinta61
(21.06.20)
teknik okullardaki eğitim ve öğrenci kalitesi pek parlak olmadığından dolayı puansız ama daha düzgün bir okula yollamak daha mantıklı olabilir.
kuzenim öyle yaptı yani.
0
sutlu nescafe
(21.06.20)
Puansız okul daha düşük profil olmuyor mu,
anadolu teknikler yüzdelik dilime gore öğrenci alıyor yani daha kalifiye öğrenci oluyor mantığa gore
0
🌸Filinta61
(21.06.20)
İyi anadolu meslek liseleri de oluyor ve tabii ki oralardan mezun olup kazanması halinde istediği bölümü okuyabilir. Lisede okuduğu alanı seçmek zorunda değil. Gittiği okulun kalitesi ve programı yeterli değilse pektabii ekstra efor sarf etmek zorunda ama önüne ösym tarafından konmuş bir engel yok.
0
stronzo
(21.06.20)
puan kesintisi yok bildiğim kadarıyla ancak ana dersleri fazla görmüyorlar belki de teknik liselerde emin değilim. programlara iyi bakmak lazım
0
burya
(21.06.20)
şimdi üniversite sınavı iki basamaktan oluşuyor. ilkinde temel yeterlilik, ikincisinde alan sınavi oluyor.

meslek liselerinde bu alan derslerini ya anlatmiyorlar, ya da az anlatiyorlar. onun yerinde meslek derslerine agirlik veriyorlar. bu da universite sinavinda alan yeterliligi isteyen saydiginiz bolumleri kazanmayi zorlastiriyor. dezavantaj bu kısımda doğuyor. tabi bir de zorunlu staj falan olursa ogrenci hic alakasi olmayacagi seyle mesgul olmus oluyor.
0
ot var icersen bok var yersen
(21.06.20)
Meslek liseleri için arkadaşlar cevaplamış.

Güzel bir semtte oturuyorsanız çevredeki düz liseler de olabilir bence isimleri Anadolu lisesi olsa da şu an. Öğretmen kalitesine vs bakın. Meslek lisesinden iyidir bence staj derdi olmayacak.

İmam hatip liselerinde staj olmasa da Arapça, Kuran bir sürü alan dersi var. İlgisi olmayan çocuk çok sıkılır ve geçemez muhtemelen.

En kötü düz liseye verirsiniz, on ikinci sınıf oldu mu özel okul ya da açık liseye geçer.
0
black holes in the sky
(21.06.20)
atp seçimini çocuğun gerçekten o bölüme ilgisi ve ileride seçeceği mesleğe katkısı olur mu bundan emin olarak yapmalısınız. Meslek lisesi öğretmeni olarak atp öğrencilerim diğer amp öğrencilerinden başarılı olsa da bölüm derslerinin aşırı yoğun olmasından dolayı ve çok da ilgi duymadıkları bölümde okuduklarından dolayı inanılmaz zorlanıyor ve gelecekten umutsuzlar. Neden bu kadar bölüm dersi çekiyoruz ki ben elektrikçi olmayacağım ki havasındalar.

Mesela ingilizcesi lgs’de full olan ve seviyesi çok iyi olan öğrencim var. ingilizce öğretmeni olmak istiyor ama otomasyon bölümünde olması sebebiyle bir sürü derse katlanmak zorunda kalıyor. Sayısalı o kadar iyi değil ve üniversiteyi kazanma şansı rakipleri olan normal liselerdeki öğrenciler gibi yüksek değil. Önlüğü giyiyor ve atölyede ruhunu teslim ediyor her gün.

Çocuk ve siz gelecekten ne bekliyorsunuz? Eline bir an önce bir iş alsın, lise diploması bile yerine göre yeter, teknik bir bilgisi olsun düşüncesine sahipseniz, ATP uygundur. Ama üniversite sınavı için kültür derslerine odaklansın ve meslek dersleri almasına gerek yok diyorsanız ki ben de meslek liselerinin genelde çok ama çok kötü öğrencileri malesef aldığını ve çocugunuzun bundan etkileneceğini düşündüğüm için Puansız liselere gitmesini tavsiye ederim.
0
bugisme
(22.06.20)
yanlış anlaşılama olmasın tekrar üstünden geçeyim. üniversite sınavında meslek ve ya notmal lise mezunu öğrencinin teorik olarak şansları eşit. herhangi bir fark yok. meslek lisesinden mezun olup istediği bölümü seçebilir. Asıl sorun ders yükü ve üniversiteye hazırlık için meslek liselerinin hazırlayıcı misyonunun olmaması. Hatta ileri derece bir örnek olması adına, 11-12. sınıf öğrencilerim pek çok sayısal dersten üniversite sınavında sorumlu olmasına rağmen, bu derslerden bazılarını hiç görmediği bir müfredata sahipler. Örneğin kimya soruluyor ama dersi verilmiyor gibi...
0
bugisme
(22.06.20)
(2)

Kapaklardan çıkan hediye içecekler vb

zekicalik
Artık hiç görmüyorum kapaklardan çıkan hediyeler işte 3 kapak getirene hediye içecek gibi şeyler. Bunları en çok Coca Cola yapardı sürekli değişik hediyeler verirdi eskiden. Devlet tarafından şekerli içecek zararlı ürün diye yasak filan mı geldi rakının yanında promosyon yasağı gibi yoksa ekonomik n
Artık hiç görmüyorum kapaklardan çıkan hediyeler işte 3 kapak getirene hediye içecek gibi şeyler. Bunları en çok Coca Cola yapardı sürekli değişik hediyeler verirdi eskiden. Devlet tarafından şekerli içecek zararlı ürün diye yasak filan mı geldi rakının yanında promosyon yasağı gibi yoksa ekonomik nedenlerden mi?
0
zekicalik
(21.06.20)
artık internet hediye ediyorlar. zamana ayak uydurma olayı...
0
rose parks
(21.06.20)
Eskiden kavanoz, bardak falan da alırdık uzun süredir rastlamadım ben de. Oyunlarda çip veriyorlardı falan ya da rose parks'ın dediği gibi İnternet dağıtıyorlar şu an.
0
black holes in the sky
(21.06.20)
(26)

"oğlu" ile biten soyadlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

fleur du mal
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
"oğlu" ile biten bir soyadım var ve patriyarkal (ataerkil) olduğunu düşündüğümden dolayı, bir kadın olarak kullanmak istemiyorum. sizce saçmalıyor muyum yoksa düşüncem makul mü?
0
fleur du mal
(20.06.20)
saçmalıyorsun.
0
sutlu nescafe
(20.06.20)
Kayseri de çok sevilir. Herkes kızını, soyadı "oglu" ile biten birine vermek ister.
Bence hiç bir sıkıntı yok. Her şeye bu kadar anlam yüklemek de ne bileyim ...
0
etna
(20.06.20)
Elbette tercih senin ama bence de saçmalıyorsun.
0
sylr
(20.06.20)
Saçmalıyorsun +1
0
kisa
(20.06.20)
Bunlara fazla takılmamak lazım bence.
0
hayirsiz
(20.06.20)
saçmalamıyorsun, sorun burada soyun şimdiye kadar erkek üzerinden tanımlanması ve sürmesi, bunun da toplum düşünce yapısında bir izdüşümü var haliyle, boşuna değil, önceden böyle gelmiş fakat düşünceler değiştikçe bu da değişebilir, insanlar dilediği soyadını almak isteyebilir, memnun olmadıkları soyadlarını değiştirebilir

birileri bir şeylerden rahatsız oluyor tartışmaya açıyor zaman alsa da değişim böyle gerçekleşiyor
0
freebird5406_2
(20.06.20)
Tolkien +1
0
black holes in the sky
(20.06.20)
Oglu ile biten soyadları genellikle Karadenizliler'de goruluyor sanırım. Bir tur soy övünmesi var. Hiç hoslanmadigim bir sey.
0
pass
(20.06.20)
Birçoğu mafya
0
kickboxer
(20.06.20)
düşünceniz makul değil.
--

oğlu ile biten soyadılarının genelde kalabalık ve varlıklı aileler olduğunu düşünüyorum. bende öyle bir izlenim oluşturuyor.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Mafyatik takılmaları ve zengin olmaları da Karadenizlilikten ve müteahhitlikten geliyor.

Vaktiyle Istanbul'a hazine arazisine gecekonduyu dikip gün gelince müteahhit oluyorsunuz.

Aileniz, köyünüzdeki komşunuz, akrabalarınız vs. devlette geniş şekilde kadrolaşınca otomatikman elinizdeki çekiçle her gördüğünüzü çivi sanıyorsunuz.
0
pass
(20.06.20)
The cat in the hat +1 demeye geldim. Turkiye'deki kadınların sorunlarına bakınca bu soylediginiz gerçekten aşırı ufak bir şey; sorun bile değil.
0
fraise
(20.06.20)
soyadı olayını saçma bulmuyorum. patrilineal olması saçma. bence matrilineal aile seçeneği olmalı. bir noktada kendime bir soyadı seçip bunu çocuklarıma kendim aktarabilmeliyim. iki insan evlendiğinde isteyen diğerinin soyadını alır ya da hiç almaz, tercihe bağlı. eşcinsel evlilikler konusu da var üstelik ülkemizde geçerli olmasa da. biraz karmaşık bir mevzu.

dedem karadenizli evet. daha çok orada görüldüğünü bilmiyordum. dedem ailesiyle ilişkisini kesmiş bir insan, ben de hiç karadeniz'e gitmedim. varlıklı değiller bildiğim kadarıyla.

* elbette ufak bir sorun bu. ufak olduğu için duyuru'da başlık açtım. en büyük derdim bu değil, merak etmeyin. ama tamamen çöpe atılacak bir mevzu olduğunu da düşünmüyorum.
0
🌸fleur du mal
(20.06.20)
Bi erkek olarak ben de cinsiyetçi buluyor ve pek hoşlanmıyorum.

Zaten cumhuriyet ilk kurulduğunda bildiğim kadarıyla xoğlu diye soyad almak yasaktı. Bu tarz ünvanlar toplumda adaletsizlik yaratır diye. Hatta bizim soyadımız karadenizde meşhur bir sülale, ama mesela bi kısmı oğlu ile bitmeyen ve kısaltılmiş haliyken, yasa değiştikten sonra tekrar eski halini alıp o şekilde kullanan bi kısım insan da var. Ben oğlu ile olmadığı için mutluyum mesela.

Soyad mantığı hadi bi şekilde lazım ama bunun da cinsiyetçi olmayan bi orta yolunun bulunması taraftarıyım. Kadınların evlenince zorunlu olarak erkeğin soyadını alması ve çocugun soyadını babasından alması da mantıksız geliyor.

Şahsen ben -oğlu ile biten soyadları ciniyetçilikten bağımsız da sevmiyorum. Gereksiz bir uzatma geliyor. Fonetik olarak da kötü

Ayrıca soruyu soran arkadaşın hayattaki tek derdi bu değildir muhtemelen ama başka dertleri var diye bunu kafaya takmamalı diye bi durum yok :)
0
nundu
(20.06.20)
benimkide oğlu diye bitiyor ama ben çok seviyorum
canım soyadım :)
0
en_birinci
(20.06.20)
Sacmaliyorsun.
0
exlibris
(20.06.20)
Saçma olan ne var bu kadar. İnsanlar kendi isimlerini değiştirebilir aynı dinimiz kısmında islam yazması gibi. Ben takmıyorum zaman geçtikçe umursamadım bunları ama hoş olmadığı bir gerçek.
0
anarsika
(20.06.20)
Ermeniler mi acaba diye düşünürüm.

Kömürciyan
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(20.06.20)
bu türkiye'ye özgü bir olay değil. diğer dillerde de var. mesela isveç'te ....son diye biter soyisimler.
rahatsız olup değiştirilecek bir durum yok bence. oğul, evlat, soy demek.
0
yetkili birine benzeyen abi
(20.06.20)
Sorununu dogru tespet edememissin bence. Baba tarafi gibi anne tarafin da -oglu ile biten bir soyadina sahip olsaydi ayni cozum onerisini sunacagindan supheliyim. Ya da -oglu ile bitmeyen fakat yine de kendini ait hissetmedigin bir soyadin olabilirdi. Demek ki sorun ataerkillik degil soyadini degistirememenmis. Ama aslinda degistirebilirsin. Fakat resmen degistiremiyorsun.
0
dunal
(20.06.20)
Ya mafyalar falan konu nerelere gitmiş.dünyanın her yerinde olan bir durum bu,bizdeki oluşumları genelde lakaplardan geliyor.bilmemne köyünden bilmemne oğulları gibi.soyadı kanununda gezen memurlar önce buna müsade etmemişler ama bizimki gibi örneklerde 3 büyükdede 3 farklı soyadı almış,bunların ikisi sonra bambaşka bir soyadında buluşmuş ,bir tanesi alın atınızı diyerek aile lakabını oğlu ekleyerek tescil ettirmiş.
Bunun olmadığı bir yöre yok,işin ilginci kadınlar bu soyadlarını daha fazla önemsiyorlar.bir tanıdığım hem kendi oğullu soyadını hemde aslında akrabaları olan başka oğullu soyadını kocasında dolayı ben hem oyum hem buyum şeklinde kullanıyor.kadınlarda güce tapma durumu sanki daha fazla gibi.zamanında her gün yüzlerce telefon aboneliği açmış birisi olarak genel izlenimim bu.birde çok komik örnekleri var rastladığım.haşlamaoğlu vardı çok gülmüştüm birde kıpkırmızı bir adamdı.
Balkanlarda,ruslarda falan aynı durum ov,ev şeklinde kadınlarda bu eke a ekleniyor ova,eva gibi.kuzeye çıktıkça son’lar gelmeye başlıyor,düşüncenize en yatkını izlanda da mevcut x in kızı şeklinde orada,ahmetdottir gibi,yine baba adı ama en azından babasının kızı şeklinde,Ben buna ilk kez rastladiğimda çok şaşırmıştım.
0
duptıs
(20.06.20)
sizi rahatlatacaksa eğer eski türkçede oğul, cinsiyet fark etmeksizin evlat demek.
bu tarz soyadlarının bende bıraktığı etki ise köklü,eski ve bazıları söyleniş olarak çok havalı geliyor kulağa. etrafta binlerce saçma sapan soyadı varken bence şükredin.
0
gadjodilo
(20.06.20)
Igrenc buluyorum. Allaha esimin soyadi boyle olmasin diye cok dua etmistim ve malesef basima geldi. Köyluluk alert :/
0
kenarortay
(20.06.20)
gerçekten şu insanların ne dertleri var.

İskoç dilinde de "Mc" oğlu anlamına geliyor ama hiçbir iskoç kadın "ay bu patriarşiyi çağrıştırıyor" diye bu son ismi kullanmamazlık etmiyor.
0
Avoiding The Puddle
(21.06.20)
-oğlu ile biten soyadları hep beğensem de hiç bu açıdan bakmamıştım ve sana hak verdim. Ayrıca @r evolution da ben de farklı bir bakış açısı oluşturdu. Teşekkür ediyorum öncelikle.

Çoğunluğun saçma bulması ise şaşırtmadı. Toplumsal cinsiyet algıları dillerimize de yansımış pek tabii. Doğru olmayan bir şeyin yaygın olması ve bize artık normal geliyor olması o şeyi masum yapmıyor bence. Belki -oğlu ile biten soyadların kimseye bir zararı dokunmayacaktır ama bazı şeyleri değiştirmek için de temelden başlamak şart.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Saçma +1
0
basond
(21.06.20)
(23)

gök gürültüsü ve şimşekten korkuyor musunuz?

sorucu1
merhaba, sorum başlıkta. kaç yaşıma geldim hala çekiniyorum ya.
merhaba, sorum başlıkta. kaç yaşıma geldim hala çekiniyorum ya.
0
sorucu1
(20.06.20)
hayır ama bazen gök gürleyeceğini bildiğim halde irkildiğim oluyor.
0
sutlu nescafe
(20.06.20)
Bayılıyoruz biz evcek (kedi dahil). Bol şimşekli gök gürültülü havalarda camı perdeyi açıp pencerenin önüne diziliyoruz.
0
kobuzchu kiz
(20.06.20)
İstanbul'da, evdeyken seviyorum. disaridayken biraz rahatsız oluyorum.

köyde dağda yürüyüş/piknik yaparken hava kapanır ve gök gürlerse aklım çıkıyor. çıldırıyorum.
0
tabudeviren
(20.06.20)
çok hoşuma gidiyo.
0
spirit crusher
(20.06.20)
Küçükken korkmazdım. Neden bilmem 12-15 yaş aralığında çok korktum. Artık yalnız olsam dahi korkmuyorum.
0
black holes in the sky
(20.06.20)
ya nasıl korkmuyorsunuz bana da anlatın. bu korkumu yenemez miyim?
0
🌸sorucu1
(20.06.20)
tekirdağ'dayım, bugün sizin yaşadığınızı dün yaşadık. ilk şimşekte öyle irkilip kasıldım ki boynum tutuldu, hala düzelmedi.

eksisozluk.com
@cesario, erkeğim.
0
bruges
(20.06.20)
Korkmuyorum.

Yağmur, gök gürültüsü, şimşek, yıldırım gibi doğa olayları bana her zaman huzur vermiştir.
0
hayirsiz
(20.06.20)
Bana degisik bi guven duygusu veriyor...
0
msb
(20.06.20)
Yalnızsam korkuyorum biraz, bir yandan da seviyorum gibi
0
aquarium
(20.06.20)
korkmuyorum
0
paramolacak
(20.06.20)
korkmuyorum ve çok seviyorum.
gök gürültüsü ve şimşekli havalarda oturup izlerim bir süre.
0
attirmayin makedonun kafasini
(20.06.20)
ben korkmuyorum.

soyle dusun; neden korkalim ki? yagmur ve kar gibi normal bir doga olayi.

gecen ay mi ne, istanbul'da felaket sekilde gok gurlemisti defalarca. cami acip seyrettim, video cektim. cok guzel bence de. yalnizdim o zaman.

ha gecen gun evde 3 kisiydik, boslugums geldi birden bi simsek cakti irkildik hepimiz ama sonra gecti gitti alistik.
0
batlegolas
(20.06.20)
Aksine, aşşşşırı hoşuma gidiyor. Şöyle full ses gümmm diye bi gök gürleyince o kadar mutlu oluyorum ki. Açık ara en sevdiğim doğa olayı gök gürültüsü. Bayılıyorum yaa off hayal ettim şimdi mutlu oldum :)
0
nundu
(20.06.20)
ben çok seviyorum. yağmur ve gök gürültüsü tüm sesleri bastırır, doğanın renkleri dahil her şeyi temizler ve güzelleştirir. yağmurlu havada güven veren birisiyle çadırda kal, sen de seversin bence.
0
hasmetizm 2046
(20.06.20)
Gök gürültüsünün ürkütücü bir tarafı var ama bence ikisi de daha çok heyecan verici olaylar. Özellikle gece vakti şimşek çakması çok güzel.
0
alfred
(20.06.20)
korkmuyorum. şehirlere yıldırım düşmesi mümkün değil. neden korkayım
0
dafuq
(20.06.20)
korku degil bu. dogal bir tepki. vucut kendisinin tehlikede oldugunu dusunup irkiliyor. kendini korumak istiyor.

cekinmen gok gurlemesi kadar dogal bir sey.
0
Leonardo~Da~Vinci
(20.06.20)
evdeysem korkmam hoşuma gider. dışarıdaysam üstüme düşecek diye ödüm kopar :D
0
theseachange
(20.06.20)
@dafuq, nasıl mümkün değil abi? yıldıırım düşmesi olayı gerçekten beni benden alıyor. çocukluğumdan beri korkuyorum ben.
0
🌸sorucu1
(21.06.20)
korkunun sebebi yıldırım düşmesi ise yukarıda dediğim gibi şehirlerde mümkün değil. her yer paratoner ve paratoner görevi gören şeylerle dolu. köyde olsan anlarım da şehire yıldırım düşmez.
0
dafuq
(21.06.20)
@dafuq, hocam mesela mahalle aralarındaki her binada paratoner yok. çevresinde okul falan varsa oralarda var. paratoner varsa sorun yok mudur diyorsun?
0
🌸sorucu1
(21.06.20)
hayır, hatta mısırımızı alıp bekliyoruz, gök gürültüsünün ve şimşeğin bol görüldüğü bir yerde yaşıyorum, seviyorum ben.
0
buf-e kür
(21.06.20)
(3)

bir metin dosyasında en çok kullanılan kelimeleri bulmak

durbakalim
merhaba, diyelim ki altı sezonluk bir dizi var. bu diziyi ingilizce altyazıyla izlemek istiyorum ingilizcemi biraz geliştirebilmek için. sorum şu, bu dizinin altyazı dosyalarını bir kelime işlemcide toplasam, en çok kullanılan kelimeleri sırasıyla listeleyebilir miyim? bir formülü ya da kodu var mı
merhaba, diyelim ki altı sezonluk bir dizi var. bu diziyi ingilizce altyazıyla izlemek istiyorum ingilizcemi biraz geliştirebilmek için. sorum şu, bu dizinin altyazı dosyalarını bir kelime işlemcide toplasam, en çok kullanılan kelimeleri sırasıyla listeleyebilir miyim? bir formülü ya da kodu var mı bunu yapmanın?
0
durbakalim
(19.06.20)
python'da nltk ile yapılabilir.
0
ron dennis
(19.06.20)
wordcounter.net şöyle bir site var ama kopyala yapıştır yapacaksınız vs daha uzun iş.
0
black holes in the sky
(19.06.20)
rotten head
(08.07.20)
(3)

Laptop çantası önerileri

lapregunta
14 inçlik bir laptops sahibim. Piyasadaki ürünler fazla kaba ve büyük. İstediğim tarz bir ürün bulamadım bir türlü. Sizin önerebileceğiniz zarif ve bol bölmeli/gözlü bir ürün var mı?
14 inçlik bir laptops sahibim. Piyasadaki ürünler fazla kaba ve büyük. İstediğim tarz bir ürün bulamadım bir türlü. Sizin önerebileceğiniz zarif ve bol bölmeli/gözlü bir ürün var mı?
0
lapregunta
(19.06.20)
targusun 15.6 inç olanını kullanıyorum ben 14 için. gri-siyah-sarı renklere sahip. anca yetiyor çünkü şarj kablosu ve dosyalar falan derken çantaya atıyorum kazak bile sığmıyor.
0
ozdek
(19.06.20)
www.hepsiburada.com bu modeli kullanıyorum uzun yıllardır. memnunum.
0
black holes in the sky
(19.06.20)
4 sene kadar kullandıktan sonra geçen kasımda bu çantadan bir tane daha aldım. çok memnunum. Ancak stoklarda kalmamış gözüküyor.

www.hepsiburada.com

Alternatif olarak bu da iyi gözüküyor:
www.hepsiburada.com
0
faithless
(20.06.20)
(9)

zorunlu olmadan yapilan iyiligin miktari

in vino veritas
https://twitter.com/tolgaakpinar/status/1273528995062198272?s=19twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesin
twitter.com

twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesine anlam veremiyorum insanlar neden boyle? sizin fikriniz nedir? ozellikle lincci tayfanin gorus ve mantikli aciklamasini merak ediyorum.
0
in vino veritas
(18.06.20)
onların nefreti almancılara karşı olduğu için bir yerden vurmaya çalışıyorlar. malatyalı bir teyze 10 tl koysaydı kimse cimri demezdi. almancıları ben de sevmiyorum orası ayrı.
0
bohr atom modeli
(18.06.20)
Gönülden geçendir. Muhtemelen durumu çok da iyi değil. Ergen veya ergen zihinli kişilerin yorumları bence onlar.
0
Fusha
(18.06.20)
Linç kültürünün korkunç bir yere gittiğine güzel bir örnek. İnsanlar ne yapsa yaranamıyor artık kimseye. İsterse 5 euro bırakır isterse hiç bırakmaz. Her şeyi eleştiren tayfa bir rahat bıraksın artık insanları..
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(18.06.20)
Bunu linç edenler muhtemelen isyankar ergen tayfa. Hiçbir şeyi beğenmemeye yemin etmişler.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.20)
En hastasi oldugum da bari 100 euro biraksaymis diyenler. 100 euroyu hayatlarinda gorduklerini sanmiyorum. 100 euroyla burada ekmek falan aliyoruz sanıyorlar heralde. Millet 1.5-2 haftalik mutfak alisverisi yapar tek kisi 100 euroya.
0
logisticsmanager
(18.06.20)
sözlükte de kimse dememiş, kadının durumu kötü olabilir ama muhtemelen kendi parasını bile kazanmıyor başkasının eline bakmak zorunda. para bırakmayıp sadece o notu bile bırakması çok anlamlı. kaldı ki bir öğrenci için 10 euro hiç de az değil, şu anki kurla 76 tl. paraya az demek ayıp bence. 10 lira bıraksaydı da az denmez. herkesin imkanı farklı.
0
curious mind
(18.06.20)
benim takıldığım 10 euro değil de almanya'da yaşayan bir türk'ün yazı yazmayı bilemiyor olması. hem cümle kuramıyor, hem de yazısı çirkin. bu insanlar en gelişmiş ülkelerden birinde refah içinde yüzerken biz burada o 10 euro için adam bıçaklayacak tiplerle birlikte yaşıyoruz.
0
attirmayin makedonun kafasini
(18.06.20)
Makedon hocam, takılmamak lazım. Almanya'ys gidip Almanca öğrenmeyen insan çok var. Ülkemizde de okuma yazma bilmeyen çok fazla insan var. Komşum emekli öğretmen ama karısı okuma yazma bilmiyor. Çok garip ama alışmak lazım artık. Maalesef.
0
Fusha
(18.06.20)
Saçma tabi ki. Bu ona devletin sağladığı bir imkan. Nitekim o kaldığı oda da, yatak da o öğrencinin şahsi malı değil, devletin sağladığı bir imkan yine. Öyle bir not bırakmak zorunda değilken bile harçlık bırakması gayet şık, içimizi ısıtan bir hareket. Ayrıca curious mind +1
0
black holes in the sky
(18.06.20)
(3)

Arkadaşlarla online video izleme şeysi

glutamin
Selamlar, malum arkadaşlardan uzak kaldık. Ortaya bir video açsak da toplanıp sesli görüntülü izlesek diyoruz bunun için hangi siteleri uygulamaları önerirsiniz mümkünse mobil erişimi olan? Discord, watch2gether, twoseven denendi başarısızlıkla sonuçlandı. Başka neler var böyle? Teşekkürler!
Selamlar, malum arkadaşlardan uzak kaldık. Ortaya bir video açsak da toplanıp sesli görüntülü izlesek diyoruz bunun için hangi siteleri uygulamaları önerirsiniz mümkünse mobil erişimi olan? Discord, watch2gether, twoseven denendi başarısızlıkla sonuçlandı. Başka neler var böyle? Teşekkürler!
0
glutamin
(18.06.20)
plug.dj vardı bir ara youtube videoları için ama bir dört senedir girmedim, son hali nedir ne değildir bilmem.
0
black holes in the sky
(18.06.20)
Zoom iş görür. Bir kişi ekranını yansıtıp videoyu açar.
0
lazor
(18.06.20)
guitarissimo
(18.06.20)
(5)

Karamsar filozofları yazarları neden okuyorsunuz?

eyeinthesky
Şoparhör, Niçe, Cesare Pavese, Albert Caraco vs.Depresiflik iyi bir şey değil ki, insanlar bunları neden okuyor?Tek bir hayatı depresifle geçirmek mantıklı mı?
Şoparhör, Niçe, Cesare Pavese, Albert Caraco vs.

Depresiflik iyi bir şey değil ki, insanlar bunları neden okuyor?
Tek bir hayatı depresifle geçirmek mantıklı mı?
0
eyeinthesky
(17.06.20)
Bunları okumak illaki onların felsefelerini, düşüncelerini benimseyeceğimiz anlamına gelmiyor. Okurum, kendimce çıkarımımı yaparım. Düşüncelerini değerli bulmam bile karamsar bir hayat sürmemi gerektirmiyor. Hayatında Nietzche okumayıp depresif, karamsar olan milyonlarca insan var sonuçta. Bu tarz şeyler sırf okumakla ilgili değil bence.
0
black holes in the sky
(17.06.20)
black holes in the sky'ı görüyor ve arttırıyorum.

depresif ya da karamsar diye tanımladığınız o düşünceler mantıksız olmak zorunda da değil.

çok karamsar ama bir o kadar da aklıma yatan dünya görüşleri var.

aynı zamanda çok karamsar, kendi içerisinde oldukça tutarlı ama benim benimsemediğim dünya görüşleri de var. bunları da okuyorum. bir görüşü okuyup öğrendiniz diye fanatiği olmak zorunda değilsiniz ki. belki dediği 100 şeyin 100'ünü değil 3'ünü benimseyip hayatımı daha da aydınlatacağım.
0
levpontryagin
(17.06.20)
Depresiflikte yalnız olmadığımızı hissetmek için :)
0
damba
(17.06.20)
karamsar filozof diye bir tabir -bence- olamaz. filozofun ödevi belirlediği hakikatleri tutarlı ve sistemli bir şekilde ortaya sermektir.

herhangi bir filozofa karamsar demek besleyemeyeceği yavrusunu yuvadan atan leyleğe kötü, kendinden olmayan yavruları yiyen aslana şerefsiz, anne karnında kardeşlerini yiyen yavru köpek balığına hain demekle eşdeğerdir.

pavese okumadım. caraco, schopenhauer ve nietzsche ile kıyaslandığında filozoftan ziyade daha çok denemeci olarak tanımlanabilir.
0
makbur
(17.06.20)
Schopenhauer ve pavese gibilerini okuyunca daha az yalnız hissediyorum kendimi. O yüzden okuyor olabilirim.

Ayrıca pavese sonunda intihar eden birine göre kesinlikle karamsar yazmıyor. Hatta kitaplarında dünyevi zevkleri çokça işliyor. Bir umut, iyiyi bekleme havası var onun kitaplarında.
0
stronzo
(17.06.20)
(1)

Bursa'da hem pideli hem iskender yiyebilecegimiz bir yer var mi?

balpolen
Sizin de memnun kaldiginiz. Baska tavsiyeleriniz varsa da acigiz, Bursa da sunu yapin, suraya gidin vs. dediginiz
Sizin de memnun kaldiginiz. Baska tavsiyeleriniz varsa da acigiz, Bursa da sunu yapin, suraya gidin vs. dediginiz
0
balpolen
(17.06.20)
Tophane'de Orhan ve Osman Gazi türbelerinin altındaki Bursa Kebapçısı'nda ikisi de var. Türbeleri ziyaret edebilirsiniz, türbelerin olduğu yerde Saat Kulesi ve Bursa manzarası var.
0
black holes in the sky
(17.06.20)
(11)

dün ve bugün arasinda ruh haliniz çok farklilasti mi?

buenosdias
benim çok farklilasti. acaba havadan, gezegenlerden falan mi diye size de sormak istedim
benim çok farklilasti. acaba havadan, gezegenlerden falan mi diye size de sormak istedim
0
buenosdias
(16.06.20)
Evet.
Bugün ilk defa yıllardır yaptığım planlara inancım bir anda sarsıldı. Hem de hiç doğru düzgün bir sebep yokken.
Ama gezegen mi hava mı bilemem. Kendi hıyarlığım olabilir.
0
quaker
(16.06.20)
sağlam depresyondayım 3 gündür
0
duyurukullanıcısı
(16.06.20)
hayır.
0
sutlu nescafe
(16.06.20)
zerre farklilasmadi.
0
krafan
(17.06.20)
Hayır. Her günüm birbirine bu kadar çok benzediği için ve değiştirme şansım pek olmadığı için artık ruh halim de stabilleşti. Akvaryum balığı gibi hissediyorum.
0
megalomaniac
(17.06.20)
Hava daha açıktı, kendimi bu yüzden düne göre biraz daha zinde hissettim ama onun dışında bir değişim yok bende de.
0
epistemic_regress
(17.06.20)
bire bir aynı ruh halindeyim iki gündür, hiç değişiklik yok. Gezegen mezegen ne etkileyecek yav, o kadar uzaktan dshhds

Hava farklıysa o etkilidir belki ama çok sanmıyorum.
0
nundu
(17.06.20)
Ben düne kadar acayip depresiftim. Dün ve bugün daha iyi hissettim açıkçası. Karabulutlar dağıldı gibi.
0
superfluid
(17.06.20)
dün ve bugün derken 15 ve 16 haziran günlerini mi soruyorsunuz? yani ptesi ve salı?

ben dün daha keyifliydim. bugün yorgun ve sıkkın hissediyorum. ama bendeki tamamen işle ilgili. dün iki saatte bitirdiğim işle ilgili ufak bir revize istendi ve o da bugün tüm günüme mal oldu. iki saat kadar mesai yaptım. ve yaptığım iş farkedilmiyor bile. o istenen revize ise milyonda bir karşılaşılacak bir durumla ilgiliydi. uğraştığıma değmeyen bir durum yani. canımı sıktı.

havadan, sudan, gezegenlerden değildir yani. tamamen kişisel şeyler. belki biyolojik faktörler. hatta belki yiyip içtikleriniz.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
aklıma gelmişken ekleyim:
daylio adında bir mobil uygulama var. hızlı günlük diyebiliz buna. her gün uygulamaya girip gününün nasıl geçtiğini puanlıyorsun ve aynı zamanda o gün yaptığın aktiviteleri seçiyorsun. istersen yorum da yazabilirsin.

daha sonra çok iyi geçen günlerini, iyi geçen günlerini vesair filtreleyerek hangi aktivitenin sana keyif verdiğini; neleri yaptığında nasıl hissettiğini anlayabilirsin. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(17.06.20)
3 aydır mal gibiyim.
0
black holes in the sky
(17.06.20)
(12)

Kitap kapağı tasarımı sizin için ne kadar önemli?

kostüm çok güzel prenses misiniz
Kitap tercihinizde kapak tasarımı sizin için önemli midir? Mesela ben kitabın içeriğinden izler taşımayan, estetik kaygı gütmeden tasarlanmış kapakları olan kitapları tercih etmekten kaçınıyorum. Bana özensiz geliyorlar ve kitapla bağ kurmamı zorlaştırıyorlar.Örneğin 2. görseldeki kitabı pek de terc
Kitap tercihinizde kapak tasarımı sizin için önemli midir? Mesela ben kitabın içeriğinden izler taşımayan, estetik kaygı gütmeden tasarlanmış kapakları olan kitapları tercih etmekten kaçınıyorum. Bana özensiz geliyorlar ve kitapla bağ kurmamı zorlaştırıyorlar.

Örneğin 2. görseldeki kitabı pek de tercih etmek istemem. Romanla özdeşleşen hiçbir yanı yok.

Arkadaşımla bu konu üzerine konuştuk da, o benden farklı düşündüğünü söyledi. Sizin fikrinizi merak ettim duyurunun güzide insanları :)
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(16.06.20)
ikinci tasarımı ben de almam. düzenli kitap okumayan kitleyi hedef almışlar gibi. düşünülmeyen, ucuz bir mantıkla tasarlanmış ikincisi. görsellik önemli. tasarımcılar da önemli.
0
lovemyself
(16.06.20)
İyi yayınevlerinin genelde kapak tasarımları iyi olur. İstanbul manzaralı kitabı almazdım çünkü ben kalitesizim diye bağırıyor. Ayrıntı yayınları daha iyi bir iş çıkarabilirmiş. Yerli bir kitap ve birçok yayınevi tarafından basılıyorsa, diyelim YKY, Can, İletişim önce yazarın daha önceki kitaplarını hangi yayınevinden aldığıma bakarım, sonra kitabına göre alırım. Eğer çeviriyse muhakkak çevirmene ve yayınevine göre alırım. Mesela az önce almam dediğim kitap bir Roza Hakmen çevirisi olsaydı, kapağını önemsemeden alırdım.
0
black holes in the sky
(16.06.20)
Oldukça önemli. Bazen muhtemelen yakın zamanda vakit ayırıp okuyamayacağım halde sırf çok güzel görünüyorlar diye ithaki bilim kurgu klasikleri serisi, iş bankası modern klasikler serisi, can yayınlarının yeni tip kapaklı kitapları (eski beyazlardan daha çok beğeniyorum) vs alasım geliyor set şeklinde. Aynı şekilde alıp okuduğum kitapları bile sırf güzel ve yeni bi kapakla bastıklarında tekrar alasım geliyor. Çok kitap okuyabilen biri değilim son yıllarda maalesef, ama zaman ayırabilen ve para konusunda sıkıntı yaşamayan biri olsam çok şık bir kütüphane dizerdim dshdshs
0
nundu
(16.06.20)
genelde e-kitap okuduğum için okuduğum pek çok kitabın kapağını bile bilmem.

yayınevlerinin kapak tasarımlarına önem vermesinin esas sebebi, avm'de alışveriş yaparken kitapçı görüp hiçbir fikri olmadan sadece kapak odaklı, "aa bu kütüphanemde güzel durur" kafasında kitap alan kitle.

yani özünde haklısın, kitap satışını %50 arttıran bir olay; bununla ilgili bir araştırma vardı isteyene bulabilirim..
0
makbur
(16.06.20)
ikinci tasarım, zevksizlik abidesi.
hiç işim olmaz bu tür çiğ ve özensiz kapak tasarımı olan kitaplarla.
velev ki, dünya'nın en iyi romanı olsun. almam.
0
pangea
(16.06.20)
en basit kapaklı olan en çok hoşuma giden oluyor. gerekirse sadece kitabın adı yazsın. böyle abartı resimli kabartmalı içinde saman bulunan hayvan çiftliği gibi olanlar falan koşarak uzaklaştığım kitaplar.
0
bohr atom modeli
(16.06.20)
çok önemli. kötü kapak ile okuyamam. kötü kapaklı kitapların editörlüğü ve çevirisi de kötü oluyor.
0
anais
(16.06.20)
don't judge a book by its cover diye atasözümüz bile var (ingilizim evet).
0
ozdek
(16.06.20)
kapak kitabın içeriğinden izler taşımalı yoksa özenilmemiş izlenimi yaratıyor. kitabı okudukça kapak daha anlamlı hale gelmeli.
ben chip kidd'in tasarımlarını çok beğeniyorum. hatta kendisinin bu konuda bir ted konuşması da var.
0
ganbatte
(16.06.20)
gözüm kanadı ne o öyle. ilk baktığım şey yayınevi ve varsa çeviri olur ama bu kadar da değil kardeşim.
0
not dark yet
(16.06.20)
Kapak tasarımına ben de önem veririm. Kitap başka seçeneğimin olmadığı bir mesleki kitap/o eserin tercih edilecek tek çevirisi değilse fotoşop terk gibi görünen kapakları tercih etmem. Hatta yayınevlerinin kapakta kullandıkları resmin ressamını, tasarımcının adını da künyeye yazmaları benim için o yayınevinin kalitesini gösteren bir detaydır. Yaptıkları işi ciddiye aldıklarını gösterir.
0
wish i could find a way to disappear
(16.06.20)
Ilk kapak olan ist manzaralı kitabı asla almam. Çok klişe geldi.

Kapak tasarımına tabiki önem veririm ama aşırı değil. Zaten alacağım kitabı araştırmış adını duymuş öyle almış oluyorum.
0
mobydick
(16.06.20)
(6)

Diş hekimlerinde taksit olayı?

hardworker
ortodontik tedavi için muayeneye gideceğim ama çıkacak masrafı peşin karşılamamın pek imkanı yok. Acaba taksit gibi imkan oluyor mu, 3 e bölmeyi teklif etsem aydan aya ödesem. Hiç bilmiyorum nasıl oluyor bu işler? kredi çekmek istemiyorum
ortodontik tedavi için muayeneye gideceğim ama çıkacak masrafı peşin karşılamamın pek imkanı yok. Acaba taksit gibi imkan oluyor mu, 3 e bölmeyi teklif etsem aydan aya ödesem. Hiç bilmiyorum nasıl oluyor bu işler? kredi çekmek istemiyorum
0
hardworker
(15.06.20)
Genelde bölünerek ödeniyor zaten, ben 6 taksitle ödemiştim zamanında, 1 seneye kadar yolu var gibi, zaten aylık düzenli tedavi için gidiliyor, her gittiğinde taksidi ödüyorsun.
0
atom karincanin torunu
(15.06.20)
taksit yapılıyor.
0
sizofren06
(15.06.20)
zaten maaliyeti 1000 lira bile olmayan tedaviye 8-10bin fiyat çekiyorlar. 1000'i peşin ver gerisini x taksit yapacam de, direkt okey çekerler. geçmiş olsun
0
avatar is back
(15.06.20)
Her gittiğinde bir miktar odeme seklinde oluyor.
0
duptıs
(15.06.20)
tamamen karşılıklı anlaşma usulü oluyor, herhangi bir kuralı yok ama tek seferde ödenmez genelde. tedavin devam ederken taksit taksit ödersin.
0
sir gawain
(15.06.20)
Altı yedi sene önce her ay 200 TL ödüyordum. Ödeme yapmazsam bir ay sorun etmiyorlardı.
0
black holes in the sky
(15.06.20)
(5)

Kitap konusunda skor mu önemli süreç mi?

The Student
Haftada 1 kitap okuyanların kitapları tam anlamıyla anladığını düşünmüyorum. Bu tartışma yaratacak sözüme geri dönmeden 1 2 kelamim olucak. Bunlardan birincisi Biz Türklerin en çok başvurduğu "okumaya vaktim yok" İkincisi de "okuduğum kitapların bana bir şeyler katmasını istiyorum" Bunları Biz Türkl
Haftada 1 kitap okuyanların kitapları tam anlamıyla anladığını düşünmüyorum. Bu tartışma yaratacak sözüme geri dönmeden 1 2 kelamim olucak.

Bunlardan birincisi Biz Türklerin en çok başvurduğu "okumaya vaktim yok"

İkincisi de "okuduğum kitapların bana bir şeyler katmasını istiyorum"

Bunları Biz Türkler söyleyince aşağılık Kompleksi'ne giriyoruz. elin Japon'u metroda bile kitap okuyor ama biz burada Kitap okuyacak vaktimiz olmamasından şikayet ediyoruz . birincisi Japonların okuduğu şeyler genellikle mangalar . Evet Japonların çok zeki olduğuna İtiraz etmiyorum Ama cidden bu konuyu da Türklerin zamansızlığına bağlayacağım çünkü Türkiye'de ortalama 8 saat ağır şartlarda çalışan pek çok insan var. günün 8 saati bedenen ve zihnen yorulduğunu hesaba katınca kitaba zaman ayıramamak bana bir bahanenin arkasına saklanmak gibi gelmiyor. ha şöyle denilirse anlarım: bir insan kitap okuma alışkanlığını edinememiştir ama sadece kitap okumak için tek yöntem basılı kitap okumak değildir Sonuçta dijital kitaplar önem kazanmaya başladı. bunu da yapamıyorsan sesli kitaplar var , dinleyebilirsin Böylece zamandan tasarruf da etmiş olursun . ama bir yandan da tabii ki 2. değineceğim konu kitapların bize bir şey katmaması. özellikle son zamanlarda çıkan bestseller lar Kusura bakmayın ama kitap olmaktan ziyade birer tuvalet kağıdı. yani bundan yüzyıllar önce yazılmış olan klasik eser lere bakıyorum bir de bugün çıkan popüler kitaplara bakıyorum Neyse bu konu biraz daha ağır bir eleştiriye dönüşmeden ben en başa dönüyorum;

ben ayda bir kitap okuyorum. bu da yılda 12 kitap ediyor. ben haftada bir kitap okuyarak bir rekor kırmaya çalışmıyorum Çünkü ben bir kitap okuduğum zaman genelde seçtiğim Kitabın yazarının biyografisini araştırmayı severim . ondan sonra kitabın analizlerini okurum. 2 hafta boyunca vaktimi analizlere ayırırım Ondan sonra kitabın yapılmış bir film adaptasyonu varsa onu izlerim . yani bir kitabı sindiririm . bütün bunları topladığımızda 1 aylık bir zaman birikiyor yani kitabı okuduktan sonra onun üzerine uzun uzun düşünür, yorum yapar, tartışırım . kitabı bir haftada okuyanların bu kadar zahmete girdiğini düşünmüyorum Bence bir kitabı bir ayda sindire sindire okumazsanız zaten yıllar sonra o kitaptan Geriye hiçbir şey kalmıyor . bu düşünceme ne kadar destekçi bulabileceğimi merak ediyorum . sizce çok kitap okuyan mı kendisine daha fazla sey katiyor,yoksa zamana yayarak kitabı sindire sindire okuyan mı daha çok yarar görür?
0
The Student
(11.06.20)
Kime neyin rekorunu kırmaya çalışsın ki bu insanlar? 1 haftada okuduğunu anlamasa bi dahakine 2 haftada anlar? Kime karşı sorumluluğu var ki anlamadan, keyif almadan okusun?

Sosyal hayatına dese, kimse kanıtlayamaz zaten okumadığını, yalan söyler geçer.

Herkesin okuduğu sindirmesi günler alan kitaplar olmuyor. Sindirmelik bile okumuyor olabilir, sadece okurken aldığı zevke bakıyordur. Bu durum o kişiyi yanlış yapmaz.

En son ve hiç hesaba katmadığın, senin 1 ayda sindirdiğin kitabı 1 haftada sindiriyor olabilir bu insanlar. Senin sonradan yaptığın yazar biyografisi, further reading'leri o kişi daha önceden yapmıştır belki. Ya da genel kültürü, tarih sosyoloji bilgisi o kitabı daha kısa sürede sindirmesini sağlıyordur?

Kitap okumayı kutsallaştırmaya gerek yok, herkesin popisi kendine. Kimin ne açıdan yarar gördüğünün hesabını yapamayacak kadar geniş bir şey "kitap okuma" eylemi.
0
Bruce
(11.06.20)
Kitap okuma, okuyucuyla kitap arasındaki bir ilişki. Gönül ilişkileri gibi bu da geniş yelpazede. Biraz ilgi meselesi, biraz tarz. Kimi kitabın altını çizmez, kimi kıvırır. Biri bir günde 400 sayfa okur, diğeri ağır ağır. Kıyaslamak akıl işi değil.

Siz kitapla kurduğunuz dünyadan memnunsanız, dünyanın kalanı sizi neden ilgilendirsin ki?

Kim kaç kitap okumuş ne önemi var? Aslolan okuduklarınızdan kendinize bir şey katabilmek değil mi?

Her ne kadar sosyal medya nedeniyle dikkatim kolay dağılsa da, okumaya çalışıyorum. Bu çağda alışkanlıklarını yönetmeyi başaramayan bireylerin kitapla derin bağ kurmasını beklemiyorum. Eskiden bir arkadaşım vardı, anlatmak için yaşardı. Bazı okuyucular da öyle. Anlatmak için yiyip içiyorlar, okuyup geziyorlar.
0
EasyTiger
(11.06.20)
hocam kitap okumak tavla oynamaktan daha mühim veya daha özel bir şey değildir. buna bu kadar takılma bence. keyfi bir şeydir kitap okumak. seversen okursun, sevmezsen okumazsın. bir aktivitedir nihayetinde. sen ayda 1 kitap okursun ben ayda 3 kitap okurum sonra önümüzdeki 3 ay hiç okumam, okuyasım gelmez, kimisi haftada bir tane okuyacağım illa der, kimisinin devam etmediği her hangi bir kitap olmazsa elinin altında rahatsız olur falan... insanlar çeşit çeşit yani. bence kitap kişinin kendisine hiçbir şey katmıyor. keyif dışında. okumaktan keyif alıyorsan tek artısı bu kitabın. benim okuma hızımı kitabın kendisi belirliyor. bazen yer gibi okuyorum kitabı yine hoşuma gidiyor, kimisini kağnı hızında okuyorum o da ayrı hoşuma gidiyor. ''niye böyle yavaşladım bu kitapta ya'' demiyorum yani. sen çok istersen yine de bir dene haftada 1 kitap okumayı sonra mukayese et falan. ama bu kitap okumaya aşırı anlam yüklemeyi milletçe aşmamız lazım bence. kitap okumanın youtube'dan video izlemekten bir farkı yok özünde.
0
fyodor fyodorovic
(11.06.20)
video izlemezsin diye daha konuşmayı transkrip etmiştim.

tuğla kitabı okuyor adam hava atıyor onu da. uyduruk saçma sapan kitaplar. burası çöplük mü. yahu allahu teala burayı çöplük diye yaratmadı kardeşim. okumak bir temizlik operasyonudur, temizlik. lüzumsuz kitapları okumayacaksınız. çok kitap okumayacaksınız. iyi bir kitabı, çokça okuyacaksınız, döne döne okuyacaksınız, sema edercesine okuyacaksınız, hazmede hazmede okuyacaksınız. o zaman okursunuz. o zaman okuduğunuzu hazmedersiniz. o zaman okuduğunuzu üretirsiniz. yani dolayısıyla tüketen okuyucudan, üreten okuyucuya geçmiş olursunuz.

twitter.com
0
blue eyes white dragon
(11.06.20)
fyodor +1

Valla ben herkesin kitap okuması gerektiğini düşünmüyorum. Edebi, kurmaca eserler zaten tamamen keyif işidir. Tamam herkesin klasikleri okuduğu bir dünya güzel olurdu ama o kadar da değişik, daha iyi bir dünya olmazdı muhtemelen. Çünkü her kitap herkeste aynı etkiyi bırakmaz. Yazarların bir amacı, vermek istediği mesaj olsa dahi okuyucu bunu yanlış yorumlarsa yine bir işe yaramaz. O yüzden özellikle romandır, hikayedir tamamen kişiye bağlı okunup okunmaması. Bunu romanı bütün edebi türlere tercih eden biri olarak söylüyorum. Karantinada fark ettiğim 1 yıldır güzel kitap okumuşum ama çok az roman okumuşum. Bu kadar çok sevmem seçiciliğe yol açmış ben de. Her romanı okumak zorunda hissetmiyorum.

Ayda bir kitap, haftada 2 kitap okuyana göre az ilkokuldan beri kitap okumamış birine göre çoktur. Dediğim gibi kimse kitap okumak zorunda değil. Herkesin işi gücü, çalışma ve yaşam şartları, boş vakti farklıdır. Kitap okumak boş vakit aktivitesi değildir geyiğine girmeyeceğim ama yazar ya da akademisyen değilsek hayatımızdaki birinci öncelik kitap okumak olmuyor. Olmaması çok normal bir şey, ayıplanacak bir durum yok. Bütün bunlarla birlikte bir insanın okuma hızı, okuduğu kitaba ne kadar odaklandığı, bu odağı ne kadar sürdürebildiği de bunları etkiler. Bazen öyle zamanlar oluyor ki yirmi sayfa okumuşum ama dönüp bakıyorum basit bir romandan bile hiçbir şey anlamamışım, kafam başka yerde. Bir sözcüğe takılıp gitmişim, okurken çok başka şeyler düşünmüşüm... Bunlar hep etken.

Kitap okumayı seven biriyim, liste yaparım, okuduğum kitapları tarihleriyle beraber listelerim, notlar almışım. O zamanlarda ne düşünmüşüm diye. Bu bende biraz skor tutuyor muyum hissi bırakıyor mu, evet diyebilirim. Ama bu insana motivasyon sağlayıp daha fazla okumasını sağlayabilir ve daha fazla okumanın bir zararı olduğunu düşünmüyorum.

Sizin bir haftada sindirdiğinizi bir başkası iki günde sindirebilir yukarıda saydığım bütün koşullar yüzünden. Bir kitabı bitirmek için asgari bir süre koyamayız o yüzden. Herkes çok kısa bir sürede okuyacak diye bir kaide yok. Okuma ve yazmak tamamen şahsi meselelerdir. Kimseye ne kadar şarkı dinlediğimizi, film izlediğimizi kanıtlamak zorunda değilsek kitap okuduğumuza da kanıtlamak zorunda değiliz.

Ve bence kitap okumak abartılıyor. Okumak istemeyene silah zoruyla okutmanın bir manası yok. 17. yüzyılda değiliz bilgi kaynakları sadece kitap olsun. Herkesin kitaptaki saf bilgiye ihtiyacı yok. Bazı insanlar hap bilgilerle de yaşamını idame edebiliyor sonuçta. Tabi bu hap bilgilerle çokbilmişlik taslayan insanlara gıcık olurum.
0
black holes in the sky
(11.06.20)
(8)

Ateizm

dissendium
Bazen bazı olaylar karşısında ateist düşüncelere sahip oluyorum. Normalde inancı olan bir insanım. Kızgınlık gösterdiğim olaylar genelde kadınların, çocukların tecavüze uğraması, canlılara yapılan eziyetler oluyor. Sizde de bu şekilde düşünceler oluşuyor mu?
Bazen bazı olaylar karşısında ateist düşüncelere sahip oluyorum. Normalde inancı olan bir insanım. Kızgınlık gösterdiğim olaylar genelde kadınların, çocukların tecavüze uğraması, canlılara yapılan eziyetler oluyor. Sizde de bu şekilde düşünceler oluşuyor mu?
0
dissendium
(09.06.20)
İnanç meselesinde size din diye anlatılan her şeye inanmak zorunda değilsiniz ki zaten. İlahiyatçılar bile kendi içinde mutabık değil. Aklınızı ben kalbinizi dinleyin sevgili dostum. Tecavüz, cşnayet, hırsızlık vs vs bunların din ile alakası olmadığı gibi din de bunların ilacı değildir. Din başka bir şeydir inanırsın biter. Dünya ile ilgili problemlerin çözümünün din ile hiçbir ilişkisi yoktur bence.
0
advest
(09.06.20)
Canlilara eziyet yapilmasi canliligin fitratinda var. Birbirini yiyor canlilar. Amac ne olursa olsun eziyet iste. Hic kotu niyetin olmasa bile yolda yururken canlilari oldurursun. Aklimiza ilk gelen anlamiyla adalet insan uydurmasi bir kavram. Doga yasalari haric her sey oyle aslinda. Dini kaybetme korkusuyla cogu seyi anlayamazsin, veya dinle uzlastiramazsin, ben de yillarca o durumdaydim. Kisaca ya inanmak ve huzur ya bilmek ama huzursuzluk ve anlamsizlik diyorum.

Soruya cevap eskiden cok oluyordu, dinden ciktim.
0
000000
(09.06.20)
Ducane nin adalet vidyosu cok guzel, oneririm.
0
000000
(09.06.20)
Dediğiniz şey kötülük problemi ve yüzyıllardır tartışılıyor. Bu tarz sorulara sahip olmanın inanç açısından kötü olduğunu düşünmüyorum. Bilakis bu soruları sorup doğru yolu bulmak önemli. Allah dini göndermiş. Tecavüzü yasaklamış, kimseye eziyet etme demiş. Yapıyorsa yine insanın sorunu. Tabi burada da karşımıza özgür irade problemi çıkıyor :)
0
black holes in the sky
(09.06.20)
Din tam olarak budur. Mantığını hapseder ve seni başka insanların uydurduğu kısır fikirlere uymaya mecbur bırakır.
0
Sellim
(09.06.20)
bu dusunceler once deizme oradan da ateizme yonelmenin ilk adimlari oluyor genelde. sonra o gune kadar sana ogretilmis, cevrenden asina oldugun butun din kavramini sorgulamaya basliyorsun. dini sacma ve zamanin gerisinde kalmis buldugunu fark ediyorsun. zamanla tum dini kavramlari sorguladikca hepsi birilerince kurgulanmis epik hikayeler olarak gorunmeye basliyor. bunlar gozunde basitlestikce hala tutunmakta oldugun tanri kavramina yoneliyorsun ve uzerinde dusundukce bu da ellerinden kayip gitmeye basliyor. uzerinde dusunmeye devam edersen ateist, amaaan bana ne bunlardan varsa da yoksa da umrumda degil hem dusune dusune manyak olurum bosver dersen de apateist oluyorsun :)

bunlari dusunmeye vakti olmus olan herkes bu sureclerden geciyor cogunlukla. normal yani.
0
in vino veritas
(09.06.20)
Bir yetişkin ve bir bebek ile aynı odada olsanız ve bebeğe o yetişkin tarafından tecavüz edilse olaya müdahale etmez miydiniz? Ederdiniz. Peki kendini savunamayan bir bebeğin tecavüze uğraması ve tanrının müdahil olmaması “bebek cennete gitti, tecavüzcü de cezasını çekecek” ile açıklanır. İnsan bile müdahale ederken sonsuz ahlaka erdeme sahip tanrının müdahil olmaması bana da tuhaf geliyor. Yetişkin iki insan kavga etse eyvallah deriz, iradeleri ile buna karar verdiler. Ben bir tanrı varsa bile adaletli olduğuna inanmıyorum. Doğuştan engelli bireylerin yaşamlarını sıradan sağlıklı insanlar gibi yaşayamamalarında bile adalet yok.
0
cemallamec
(09.06.20)
Din böyle durumlarda müdahale ve şokuna kadar savaşmayı emrediyor. Din sıkıntılı değil insanlar dini emirleri yerine getirmeyip dini suçluyor.
0
luluki
(10.06.20)
(9)

kitap okuma hızınız ne kadar?

tabudeviren
günde kaç sayfa veya saat okursunuz?150 sayfalık standart ölçülerde bir kitabı ne kadar sürede bitirirsiniz?
günde kaç sayfa veya saat okursunuz?
150 sayfalık standart ölçülerde bir kitabı ne kadar sürede bitirirsiniz?
0
tabudeviren
(09.06.20)
Hızımı ölçmedim ama bir günde bitiririm normal şartlar altında.
0
vedatchilipeppers
(09.06.20)
tüm gün işim yok evdeysem ve konusu çekici bir roman okuyorsam 350-400 sayfa okurum, ancak konu bilgi edinmeye dönük vs ise daha yavaş ve sindirerek okurum.
0
nihavent
(09.06.20)
tamamen kitabın ne kadar akıcı olduğuna bağlı. sevdiysem, roman ve hikayeyse bir günde biter. saat bazında hiç hesaplamadım ama ortalamadan hızlı okuyorum. eğer kitap edebi bir metin değilse en az iki güne yaymaya çalışırım.
0
black holes in the sky
(09.06.20)
ben 1 haftada bitiririm.
0
paramolacak
(09.06.20)
Yıllar önce 1100+ sayfalık Harry Potter'ı bir günde, dev Otostopçunun Galaksi Rehberi beşi bir yerde baskısını bir haftada okumuştum. Şimdi okuyamıyorum, dikkatim dağılıyor. Ama 150 sayfalık kitap çok sararsa bir günde kolay biter.
0
kobuzchu kiz
(09.06.20)
ilgimi çekerse bir oturuşta 50-60 sayfa okuyabiliyorum. ortalama bir kitap için 20 sayfaya düşüyor.
ilgimi çekerse her gün okuyorum bu 50-60 sayfayı. ortalama bir kitap için 2 günde bir 20 sayfa diyebiliriz.

soruya bu ışıkta cevap verirsem 3 ile 15 gün arası diyelim.
0
Bruce
(09.06.20)
Çok ilgimi çektiyse 140 sayfasını bir günde okurum.

Kalan 10 sayfa bitmesin diye bir aya yayabilirim.
0
tessera
(09.06.20)
Beni rahatsiz edecek kadar hizli okuyorum. Zorla hizli okuma seminerlerine katildim dershane yuzunden. Sonra, üniversitede de alanim edebiyat olunca, haftada 2 bazen 3 kitap incelemesi yapmak, analiz yazmak zorundaydim, o hizi azaltamadim.

150 sayfayi ikinci gune birakmam normalde.

Benim amacim zevk icin okumaya yaklasmak, bunun bilincinde olarak okuma süremi uzatmaya calisiyorum birkac yildir.
0
buf-e kür
(09.06.20)
ben de buf-e kur'un aksine edebiyat ogrencisi olmama/cok okumam gerekmesine ragmen kagni hizinda okuyorum. hizli okursam tamamen bosa gidiyor, anlamiyorum. sindire sindire, bazi paragraflari tekrar okumam gerekiyor cunku bazen dikkatim dagiliyor. klasikleri dusunecek olursak 2 saatte 100-110 sayfa okuyorum galiba. oturuyorum, boyle sanki saatler gecmis gibi geliyor, dur su bolumu de okuyayim diye bayagi bayagi uzatiyorum... bir bakiyorum 80 sayfa okumusum lel. gafa yetmiyor.
0
der meister
(09.06.20)
(5)

eksi sozluk ve kanzuk

Leonardo~Da~Vinci
ben entrylerimle birlikte hesabimi kapattim. sozluk, bagimlilik yapiyor. bu acidan baktigimda ha oyun oynayip zaman gecirdin ha eksi'de entry girip zaman gecirdin. ikisi de ayni. ikisinde de karsilikli catismalar yasiyor ve sonucunda belirli duygular salgiliyorsun. isin ilginc tarafi su ki; ikisi de
ben entrylerimle birlikte hesabimi kapattim.

sozluk, bagimlilik yapiyor. bu acidan baktigimda ha oyun oynayip zaman gecirdin ha eksi'de entry girip zaman gecirdin. ikisi de ayni. ikisinde de karsilikli catismalar yasiyor ve sonucunda belirli duygular salgiliyorsun.
isin ilginc tarafi su ki; ikisi de insani bir yere goturmuyor. yerinde sayip duruyorsun. daha fazla sikayet ediyor daha az cozum uzerinde kafa yoruyorsun.

sozluk, insanin psikolojisini etkileyen bir yer. herkes bir seyden sikayet ediyor. dolayisiyla, hayata bakinca her yerde bir sorun ariyorsun.
sozluk, nefret soylemleri ve asagilamalar nedeniyle insanlari radikallesitiriyor.

ikinci sebebi kanzuk'un son guncellemesi oldu. guncellemelerini begenmedim. bana uymaz dedim ve ayrildim.

sorum yok. size icimi dokmek istedim. siz de icinizi dokebilirisniz.
0
Leonardo~Da~Vinci
(09.06.20)
sözlük önceden sokaktan farklıydı, insanların sosyal hayatında karşılaşamayacakları donanımlı insanlarla aynı ortamda bulunma hissini ve tatminiyetini veriyordu. artık sokaktan bir farkı yok, haliyle bir özelliği de kalmadı.

badilerim var, onları okuyorum ben sadece. bu şekilde bir nebze de olsa fonksiyonunu sağlıyor. gerisi umrumda değil.
0
Bruce
(09.06.20)
haber sitelerini ve kanallarını hiç takip etmediğim için ekşi'nin gündem kısmı işimi görüyor. medyada kendine yer bulamayan haberleri görüyorum hem. ekşi'nin muhalifi de muhafazakarı da pis maalesef. ad hominem yapıp doğru düzgün bir argüman kuramayan insanlar yüzlerce hatta binlerce fav alıyor sırf "laf soktukları" için. bunları da en kısa sürede okumam lazım. oyun bilgisayarı topluyorum kendime herhalde topladıktan sonra ekşi'de daha az vakit geçiririm dediğiniz şey doğru çünkü. karantinaya kadar haftanın en az 3 günü futbol başlıkları gündemden inmiyordu, karantinayla birlikte survivor başlığı aynı şekilde. demek ki buranın kullanıcısı artık bunları seven insanlardan oluşmaya başladı, yapacak bir şey yok. zaten iyi yazarların birkaçı artık kendi podcastleri ve bloglarında çok daha aktif. ben yedi senedir düzenli olarak okuyorum herhalde sözlüğü, son hali hakikaten çöplük. tarihte bugün sekmesinden bile görülebilir bu.
0
black holes in the sky
(09.06.20)
Ben 2014 basinda kapattim hesabimi(sonra zerre ugramadim). O zamanlari bile donanimhaber ve kizlarsoruyor karisimi bir yerdi, su anki halini dusunmek dahi istemiyorum.

Ha bir de (ozellikle saglam ingilizcesi olup da) 2020 yilinda bile sabah aksam sozlukte takilan kitleye sasiriyorum.. Bunun twitteri var. redditi var, var oglu var. 2003 yilinda degiliz ki artik. Sozluk uzerinden bir sekilde para kazaniliyorsa durum farkli tabii. Sahsen duzenli entry girip, takip etmem icin aylik 5k vermeleri lazim en azindan.

Moderatorlerin topluca istifasindan sonra(2012 sonu muydu?) bitmisti zaten sozluk. Su an uzatmalari oynuyordur anca, misyonunu tamamlamis bir yer. Ha unutmadan, arkadasla sozluk belgeselini izlemistik en son.. Orda bile sozlugun son 7-8 senesinden bahsetmemisler hic; konustuklari kullanicilar da, anlattiklari olaylar, zirveler de hep eski, iste 2011 oncesi falan. Adamlar da farkinda zaten nasil copluge donusutugunun, paso nostalji kasmislar..
0
krafan
(09.06.20)
Twitter’ı bırakınca Ekşi’ye Ekşi’yi bırakınca Twitter’a sarıyorum ben de. Ancak bu kez Twitter’ı kesinlikle kapattım. Toksik ortam sevmiyorum. Reddit en azından eğlenceli ama orada da iki güleceğiz diye Amerikalıların seviyesine düşüyor gibi hissediyorum. Çok iyi sublarda çok kaliteli yazılar okuduğum bir gerçek ama müthiş bir sığlık da seziyorum. Nerede çokluk orada şeylik hesabı ki NoSurf diye bir sub var, oradakiler de Reddit’i ve internette boş boş aşağı kaydırmaları bırakmaya çalışıyor.

Ben de her gün yeminler ediyorum. Debe’de 50 entarnin içinden bir tane iyi bir şey çıkıyor, sonra o gün gene bırakamamış oluyorum. NoSurf’te güzel taktikler var ama.

Bir de oyununa göre değişiyor sanırım hissettirdikleri. Sadece Bfme2 ve Gta v oynuyorum. Bayağı iyi geliyor kaygı bozukluğundan muzdarip biri olarak.
0
le jeune turc
(09.06.20)
sozluk, insanin psikolojisini etkileyen bir yer.

> buna katılmıyorum. ne beklediğine bağlı. instagram da twitter da etkilebilir. ben sözlüğü daha çok takipcilerimden ve takipcilerimin favlarindan takip ediyorum.

arada yazıyorum, kafami bosaltiyorum.
0
tabudeviren
(09.06.20)
(1)

Ösym sınav tercihleri de mi ücretli?

Unde bach canim
Ben mi yanlış yorumladım bu fotoyu(ektedir)
Ben mi yanlış yorumladım bu fotoyu(ektedir)
0
Unde bach canim
(09.06.20)
Evet, yerleşmeme durumunda yapılan ek tercihler ücretli ama önünde ek yazmayanlar için bir fikrim yok.
0
black holes in the sky
(09.06.20)
(5)

Kısa saç vs. uzun saç

aramızda kalsın
Saçımı kestirip kestirmemek arasında kararsızım. Ben yaşına göre küçük gösteren 30 yaşında bir kadınım. Çoğu zaman 17 zannediyorlar beni. Esasen minyon da sayılmam ama durum böyle. Saçlarım çok ince ve hassas, bu yüzden çabuk yıpranıyor. Biraz uzatsam kırık kırık oluyor, çok dökülüyor ve kötü görünü
Saçımı kestirip kestirmemek arasında kararsızım.

Ben yaşına göre küçük gösteren 30 yaşında bir kadınım. Çoğu zaman 17 zannediyorlar beni. Esasen minyon da sayılmam ama durum böyle.

Saçlarım çok ince ve hassas, bu yüzden çabuk yıpranıyor. Biraz uzatsam kırık kırık oluyor, çok dökülüyor ve kötü görünüyor.

Kısa saç bana yakışıyor aslında ama o da beni iyice liseli gibi gösteriyor. Bunun üstüne bir de biraz dekolte vs. giysem annemin kıyafetlerini giymiş küçük kız gibi görünüyorum.

Bakım yaptırdım, çok denedim ama bir sonuç alamadım. Saçım böyle ve buna göre davranmam gerekiyor.

Kısa saç derken şundan bahsediyorum: static.makyajmag.com

Uzun da şu (maalesef ban göre uzun bu :/): saclarimveben.com

Bu durumda ne yapmamı tavsiye edersiniz? Kestireyim mi, uzun mu kalsın? İki ucu da :(
0
aramızda kalsın
(09.06.20)
Aynı sizin gibi yaşından küçük gösteriyorum. Yazdığınız gibi kısa saç sanki daha da küçük göstermeye neden oluyor. Ben de 2019 ekim gibi saçlarımı kısa kestirmiştim. :( gerçekten pişman olmuştum. En güzeli saçı uzun kullanmak.

Birde hacim verici şampuan ve saç kremi kullanabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(09.06.20)
Fotoğraftaki gibi kısa saç iyi durmuyor bence. Daha kısa olursa daha çekici ve tarz görünüyor
0
indifferent
(09.06.20)
ben daha oturmuş, kemikli yüz yapılarına kısa saçı yakıştırıyorum açıkçası.
0
black holes in the sky
(09.06.20)
Uzun ve sağlıksız saç yerine sağlıklı kısa saç yeğdir benim gözümde. Giyim kuşamla görünümü 30a çekmeye çalışmak büyümüş de küçülmüş etkisi yaratabilir dediginiz gibi. Bence reşit görünecek seviyeye cekebilirsiniz gayet, 23-24 yaşında görünmek mümkün.
0
Olive
(09.06.20)
merhaba 29 yaşındayım ben de minyon biri olduğum için genelde daha küçük sanılıyorum. bu bence abartı konuşma tarzım, ses tonum bence gayet yaşımı gösteriyor ama 24 25 sanılmak da gururumu okşamıyor değil. ben daha olgun görünebilmek için sarılı ombreler de yaptım tarzımı da değiştirdim ama kısa saçtan vazgeçemiyorum. şu an saçlarım omzun 6 -7 cm altındadır. ama bu aralar fotoğraftaki gibi kestireceğim saçımı. saçlarım ince telli ve düz. kısa modeller her zaman daha modern ve hacimli gösteriyor. bu sebeple bence kestirin.
0
kestane gürgen palamut
(09.06.20)
(5)

sözelde ilk 5 bine girebilir miyim?

damba
Selamlar,2012’deYGS 13.000Sozelde 1000 kusurEsit agirlikta 3800 gibi bir siralama yapmistim. (Asil hedefim tm’ydi, sozeli oylesine yapip, hepsini isaretlemeden cikmistim sinavdan, ilk alanim ve edebiyat iyi olunca oyle bi siralama gelmisti)2018’de yaklasik 1 ay calistimTm’de 16.000 siralama yaptim
Selamlar,

2012’de
YGS 13.000
Sozelde 1000 kusur
Esit agirlikta 3800 gibi bir siralama yapmistim. (Asil hedefim tm’ydi, sozeli oylesine yapip, hepsini isaretlemeden cikmistim sinavdan, ilk alanim ve edebiyat iyi olunca oyle bi siralama gelmisti)

2018’de yaklasik 1 ay calistim
Tm’de 16.000 siralama yaptim (sozel kismini cozmedim ikinci bolumde)

Simdi sinava yaklasik 20 gun var, gunde 8 saat hizlica konulara calissam (edebiyat, cografya, tarih vs.) ilk 5 bine girebilir miyim?

Cografya, tarih, felsefe bu alanlardan uzak kalmadim hic, universitede okudugum bolumler itibariyle.

Bizim zamanimizda sozelde derece yapmak kolaydi. Matematik yok, ygs kismim bir cok sozelciden daha iyi muhtemelen.

Ne dersiniz?

Bu sene korona dolayisiyla Cumhuriyet Edebiyati konularinin cikmayacagini hatirlatmak isterim :)
0
damba
(08.06.20)
Cumhuriyet edebiyatının büyük bir kısmı çıkıyor yalnız. Asıl soruların geldiği kısımlar hala var.

70+ ayt nete girilir.
0
black holes in the sky
(08.06.20)
sevgili damba mütemadiyen keyfi olarak sınava hiç çalışmadan girmekteyim. 2018 ve 2019 da da sözel sıralamalarım 5.924 ve 5.983 idi dolayısıyla çok rahat ilk 5.000 yapılabilir diye düşünüyorum. sonucu editlersin belki. ben sıralamamı yazarım. :)
0
candoguaydin
(08.06.20)
@candogu umarım seviyelerimiz benzerdir, ben de girebilirim.

Editlerim :)
0
🌸damba
(08.06.20)
@black

+70 ayt kolay gelmiyor gözüme.

ayt yanında tyt de önemli değil mi? çocuklar bir senedir çalışıyor, ben onlara ayt’de fark atamam o kadar çok belki ama temelimle tyt’de ve diploma notumla fark atabilirim gibime geliyor.
0
🌸damba
(08.06.20)
tm'de 16 bin yapan sözelde 5 bine girebilir gayet.
0
candide
(08.06.20)
(11)

Yabancı dizi mi tercih ediyorsunuz film mi?

The Student
Bir arkadaşım televizyonun sanat sayılamayacağı için filmleri tercih ettiğini söylüyor. Televizyon a aptal kutusu gözüyle bakıyor ve tv onu asla eğlenirdi remiyormuş. Hiç-bir film ise zaman kaybı değil ona göre. Film izlemek insanin daha az vaktini kaybediyormuş. Diziyse yarın modası geçecek olan 1
Bir arkadaşım televizyonun sanat sayılamayacağı için filmleri tercih ettiğini söylüyor. Televizyon a aptal kutusu gözüyle bakıyor ve tv onu asla eğlenirdi remiyormuş. Hiç-bir film ise zaman kaybı değil ona göre. Film izlemek insanin daha az vaktini kaybediyormuş. Diziyse yarın modası geçecek olan 1 tüketim kültürü... Siz ne diyorsunuz bu konuya?
0
The Student
(08.06.20)
ikisinden de güzel olanları izlerim. insanların böyle bir konuda bile fanatik görüşü olması saçmalık.
0
king lizard
(08.06.20)
film önceliğim. elbette güzel dizileride izliyorum. o kadar yüksek bütçeli diziler var ki bunlara sanat demezsek ayıp olur.

benim film tercih etme sebebim ise diziler çok yavaş akıyor. ve genelde finalde olayı toparlayammıyorlar. filmler ise 2 saat içerisinde giriş gelişme ve sonucu çok güzel verebiliyor.
0
belkider
(08.06.20)
Dizileri tamamen keyifli vakit geçirmek için, filmleri bazen keyifli vakit geçirmek için bazen de sanatsal açıdan bir bakışa sahip olmak, sanatsal açıdan tatmin olmak için izlerim.

Arkadaşına Bergman izleyince "eğlenmiş" mi hissediyor diye sorarsın. Yoksa sanat diye izlediği filmler avengers mı? Ben avengers izleyince de eğlenmiş hissediyorum, killing eve izleyince de.

Arkadaşın aklıma şunu getirdi nedense.
youtu.be
0
Bruce
(08.06.20)
Oz 1997de başlayan bir dizi. Şuan ikinci kere izliyorum birçok insan gibi. Birçok filmden de başarılıdır mesela farklı farklı konularda.

Ben ikisini de izlerim bir önceliğim yok duruma göre değişir.
0
turkce konusan uzayli
(08.06.20)
TV'nin öncelikli amacı eğlendirmek, vakit geçirtmek zaten. Saçma bir argüman olmuş. Sanat değeri olmadığı için bana bir şey kazandırmıyor, kazandırmadığı için keyif almıyorum izlerken dese daha mantıklı olur.

belkider'e katılıyorum. Ayrıca izlediğimiz her film sanat eseri olmaz. Çoğu filmin de böyle bir iddiası yoktur zaten. İnternete, televizyona, sinemaya ulaşabilen her insanın senede bir iki kere de olsa film izlediğini düşünürsek sanat filmlerini içeren bağımsız sinemayı takip eden, izleyen insan sayısı çok çok az zaten.

Benim tercihim tamamen keyfime göre değişiyor. Gerçekten keyif alarak çok fazla çöp dizi izledim. İzlememdeki öncelikli amacım da buydu zaten, bir dizide yapılanlara güleyim bir de dizinin bir dizi olarak ne kadar saçma, amatör, beceriksizce yapıldığına güleyim diye. Çok çok iyi, izlemeden ölmeyin denilecek çoğu diziyi izlemedim açıkçası çok ağır aktığı için.

Sinemada da tercihim çok değişken. Karantinada vaktim olduğu için farklı dünya sinemalarına göz atma şansım oldu. ABD menşeli bağımsız filmleri de izledim. Hollywood'un boş filmlerini de keyif alarak izledim.
0
black holes in the sky
(08.06.20)
"dözöysö yörön mödösö" - arkadaşına söyle tv programlarının ve sinemanın tarihi netflix'le başlamadı.

25 30 yıl giden pembe diziler, simpsons, friends...

TV yayıncılığının geleceği tartışılır belki - ona da "ölecek" demek saçma, internet çıktığında da basılı yayın ölecekti?

"zaman kaybı film yok" başlı başına saçmalık zaten. lütfen kendisine recep ivedik serisini sanatsal olarak değerlendirmesini istediğimizi ilet. "şu nedenle zaman kaybı denemez, dizilerde bu yok mesela" şeklinde bir ifade bekliyorum kendisinden.

troll'lüyor musun harbi bi daha okudum bi daha sinirlendim.
0
celeron 300a
(08.06.20)
Bu yoruma göre recep ivedik sanatken sopranos aptal kutusu.

Bu örnek ile bile arkadasinin fikrinin mantikli olmadigi belli.
0
logisticsmanager
(08.06.20)
İkisini de tercih ediyorum çünkü ikisi de farklı şeyler. Çöp filmler olduğu gibi sinema ile anlatılamayacak kadar iyi diziler de mevcut. Bazı hikayeler sinema ile değil dizi ile daha iyi ele alınır.
0
cemallamec
(08.06.20)
Böyle leş entel tipler bitmedi mi hala ya? Ergen ergen tespitler, irite oluyorum. Ha dur dur şey, çok "cringy".

İşleri türe göre değil, içeriğe göre ayırmak gerekir. Yoksa yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi Recep İvedik bir sanat eseri, Mad Man bir tüketim malzemesi, Şeyma Subaşı yazdığı kitap sayesinde bir edebiyatçı haline gelir. Böyle genellemeleri de ancak senin arkadaşın gibi gerzekler yapar. O gerzeklerin de gördükleri en "sanat" sayılabilecek film ondan bundan duyup izledikleri, sonrasında da "Haluk Bilginer'in tiradı abi yeaa" diye gek gek gerindikleri Masumiyet falandır.

Geçiniz.
0
buff
(08.06.20)
"bir arkadaş"ına simpsons'ın 31. sezonunun yayınlandığını ve selam söylediğimi söyle. o anlar.

şu hayatta simpsonlar kadar bile tecrübesi olmayanlar sinema eleştirmeni falan kesiliyorlar başımıza ben de ona çok üzülüyorum. yemişim sanatını ben eğlence kısmındayım. sanat filmlerinden de nefret ederim.

iktidara geldiğimde marvel evreni dışında film bırakmayacağım. dönüp dönüp onları izleyecek millet.
0
ozdek
(08.06.20)
Ah be TV, ne yazık ki bir pizza değilsin.
0
lüzumsuz adam
(08.06.20)
(10)

Dışarıda yemek yiyor musunuz?

komando kani var bende
Dışarıda lokantalardan yemek yiyor musunuz? Teşekkürler.
Dışarıda lokantalardan yemek yiyor musunuz?

Teşekkürler.
0
komando kani var bende
(05.06.20)
hayır. birkaç ay daha kafeye restorana oturmayı düşünmüyorum.
0
sir gawain
(05.06.20)
Yiyorum.
0
himmet dayi
(05.06.20)
eve soyleyebilirim ama disarda yemem bir iki ay daha en az.
0
fakyoras
(05.06.20)
yok ben dışarda oturup yemek yemeye hazır değilim açıkçası. şu her yerin serbestleşmesi nasıl sonuçlanacak onu görmeden de gitmem herhalde.
0
sanguine mcqaer
(05.06.20)
eve siparişte bile yemeğin geldiği kutu yanıyormuş gibi davranıyoruz. bu sene bi yere gidip oturup oranın tabagını canagını kullanmak zor gelir biraz.
0
samurai kajoshin
(05.06.20)
1 ay daha bekleyeceğim. Sonra temizliğinden hiç şüphemin olmadığı bir mekanda yiyebilirim.
0
black holes in the sky
(05.06.20)
dışarda çay bile içmiyorum ama eve söylüyorum.
0
a darkness coming
(05.06.20)
Evet.
0
kuehles blondes
(05.06.20)
Eve siparis veriyoruz
0
all girls dream
(05.06.20)
Meyilleniyorum ama hayır.
0
msb
(05.06.20)
(7)

orhan pamuk - murakami başlangıç önerisi

stationary traveller
bu iki yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadım. ikisinden de birer kitap seçip okumak istiyorum. başlangıç için ne önerirsiniz?
bu iki yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadım. ikisinden de birer kitap seçip okumak istiyorum. başlangıç için ne önerirsiniz?
0
stationary traveller
(04.06.20)
cevdet bey ve oğulları kolay ve güzel bir kitaptı.
0
arkadakiadam
(04.06.20)
Masumiyet Müzesi olabilir.
0
black holes in the sky
(04.06.20)
kafamda bir tuhaflık
bir kaç günde bitirirsin.
0
scudman1
(04.06.20)
muarakami için haşlanmış harikalar diyarı ya da zemberekkuşunun güncesi. ben ilk yaban koyununun izinde ile başlamıştım gerçi. o da fena değil.

en popüler kitabı imkansızın şarkısı ama onunla başlamanı önermem çünkü kendi tarzının çok dışında. adam düşsel gerçeklik yazarı, imkansızın şarkısı ise dümdüz bir aşk romanı.
0
sir gawain
(04.06.20)
başlangıç için orhan pamuk'tan sessiz evi okursanız rahat bir okuma olur.
0
iddaaci
(04.06.20)
op icin sessiz ev ya da beyaz kale oneririm. cevdet bey ve ogullari agir ilerler.
0
ehti
(04.06.20)
Cevdet bey ve ogullari biraz daha kafa yormak ister. Ben kar diyorum. Daha kolay kullanilan imgeler de anlasilir.

Sahilde Kafka
0
hindistan cevizi
(04.06.20)
(9)

1000 liranın altında telefon

minik pattis
Babam için 1000 liranın altında basit bir dokunmatik telefon arıyorum ama Vestel'in en ucuzu bile 1200 neredeyse. Siz bir şeyler önerebilir misiniz? Dokunmatik, Whatsapp yüklenebilecek, haberler için internete girebilecek, fazla özelliği olmayan basit bir telefon arıyorum. 2. el tercih etmiyoruz.
Babam için 1000 liranın altında basit bir dokunmatik telefon arıyorum ama Vestel'in en ucuzu bile 1200 neredeyse. Siz bir şeyler önerebilir misiniz? Dokunmatik, Whatsapp yüklenebilecek, haberler için internete girebilecek, fazla özelliği olmayan basit bir telefon arıyorum.

2. el tercih etmiyoruz.
0
minik pattis
(03.06.20)
Şu an baktım mart ayında 1300 liraya aldığım telefon bile 2000 liraya satılıyor. 1000 lira altına bulmanız imkansız gibi bir şey, bulsanız bile basit kullanım için bile tatmin etmeyebilir.
0
black holes in the sky
(03.06.20)
a101 bim sok marketler getiriyor bazen. hatta gecen haftalarda vardi. 1gb ramli oluyor. yakinlarda varsa bi sorun bazen kaliyor ellerinde. xiaomi falan almaya calisin, vesteller hem sorunlu hem cabuk pert oluyor.
0
icim urperiyor
(03.06.20)
en yakın şunlar var:

www.n11.com

www.n11.com
0
mr.goodcat
(03.06.20)
facebook grupları diyip gidiyorum
0
pislick0
(03.06.20)
Kesinlikle Vestel almayın. İnanın paranızı çöpe atmış olursunuz. Ablama aldığımda sesi bike çıkmıyordu telefonun.
0
cemallamec
(03.06.20)
a101,bim+ bir de migroslarda felan 1000 tl nin altina gayet istedigin gibi telefonlar oluyor
0
alttaraf
(03.06.20)
Nokia modellerinden ucuz olanlar vardı sanki, bir bakın isterseniz
0
encokbenisevinnolur
(03.06.20)
pedere geçen sene aşağıdaki telefondan almıştım, sıkıntısız kullanıyor. ekran büyük, 2gb ram var, o yaştaki birine yetiyor. tek sıkıntısı tr'de buna uygun kılıf bulunamaması (aliexpress'ten söylemiştim ben). ben aldığımda fiyatı 700 civarındaydı ama şimdi 1000 civarı olmuş. yine de tavsiye ederim.

www.n11.com
0
shadowfollower
(04.06.20)
Redmi 6A ile P8 Lite var bu seviyede,

Redmi 6A, MediaMarkt'ta mevcut.
www.mediamarkt.com.tr
0
leo1905
(04.06.20)
(7)

Neden tanrının oğlu olamaz

kiriko
Arkadaşlar isa tanrıdan bir ruh olamaz mı bu neden mümkün olmasın kısıtlı tanrı özelliklerine de sahip olamaz mı?Bu arada müslümanım.
Arkadaşlar isa tanrıdan bir ruh olamaz mı bu neden mümkün olmasın kısıtlı tanrı özelliklerine de sahip olamaz mı?Bu arada müslümanım.
0
kiriko
(02.06.20)
bildiğim kadarıyla öyle zaten (yanlış biliyor da olabilirim).
hristiyanlıktaki baba-oğul kavramını insanlardaki baba-oğul ilişkisi gibi düşünmemek lazım. sonuçta tanrı meryemi döllemiyor. isa bir nevi tanrının zuhuru.

bu arada ateistim.
0
lesmiserables
(02.06.20)
inanıştan inanışa fark var. islam için net söylemin oluşu kutsal kitapta tanrı tek'tir ifadesini cebrail'in muhammed'e tebliğ etmesinden geliyor. (bkz: ihlas suresi)
0
kurmalifare
(02.06.20)
İhlas suresinde direkt "O doğmamış ve doğurmamıştır." ayeti var. Ayrıca tevhit inancı var. Tanrının bir ve tek olduğuna dair. Bunlar Hıristiyanlıktaki teslis inancına karşı.
0
black holes in the sky
(02.06.20)
bildiğim kadarıyla islamda zaten her insan tanrıdan geliyor. Allah insana kendi ruhundan üfledi diye ayet var.
ama oğul olarak yok sanırsam.
0
prizmatik
(02.06.20)
tanrının tekliği, ilginç bir paradoks.
yani, tanrının kendisine eş-yahut tanrı özelliği gösteren bir başka varlığı yaratmayı istememesi, tek tanrılı çoğu dinin ortak inancı. isa eğer tanrıdan bir ruhsa, tanrının parçalarının farklı şekillerde görünebileceğini kabul etmiş olursun ki, bu mantık zamanla taşa-güneşe-ağaca tapmaya kadar gitmiş. "güneş de tanrının bir lütfu" deyip, tanrıya tapmış insanlar. ya da, yaptıkları heykellere, tanrının ruhunu temsilen tapmışlar, yoksa kimsenin "bu minik heykel beni yarattı" falan dediği yok.

tanrının bir parçası, ruhunun bir kısmı diye bir şeyi kutsallaştırdığında, yaratıcının biricikliği yok olur. teklik, bozulmayı önlemek adına önemli. hz muhammed'e bile "dünya onun adına yaratılmış" diye diye bir üstünlük verdiler ve sonunda şimdi sorsan bir müslüman "hz muhammed bizim peygamberimiz" der. halbuki, adem de bizim peygamberimizdir, Yakup da. İslam'da peygamberler arası torpil yoktur. imanın şartlarından biri peygamberlere inanmaktır, son peygambere daha çok inanmak değil.

demeye çalıştığım, yaratılanlar arasında bir torpil, "şuna da biraz ruhumdan katayım" durumu tek tanrılı dinlerde olamaz. duayı sadece kendine ister tanrı. araya torpil kabul etmez. gidip bir kabirden, bir ağaca çaput bağlayarak falan dua etmeni istemez. kaldı ki, bir peygamberi hiç yarı tanrılaştırmaz. ölen, bedenini eninde sonunda yaratıcıya teslim edecek olan tanrısal bir özellik alamaz. hristiyanların alimlerinin birleşip de kutsal kitabı derleyip, temel ilkeleri belirleme sürecinin en büyük paradoksudur bu.
bu arada, kimse İsa'nın gerçekten oğul olduğunu düşünmez. en azından kitabı mukaddesi okuyanlar düşünmez. oğulluk, yarı torpilli, tanrı olmayan ama herhangi biri de olmayan bir manevi sıfat haline gelmiş zamanla.
0
lovemyself
(02.06.20)
...lem yelid ve lem yuled...


...ondan çocuk olmamıştır (kimsenin babası değildir) kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir)...

İslamiyet inancında böyle.
0
ya ben lan neyse
(02.06.20)
Matematiksel olarak Isa'nın tanrının oğlu olması; ilahi tanrının varlığından veya Muhammed'in göğe yükselmesinden daha düşük ihtimalde değil. Hepsinin oranı aynı. Yüzde 0.
0
fobfilm
(02.06.20)
(2)

abd olaylarının covid vaka sayısına etkisi

diffarentiationation
olacak mı? hiç habere falan denk gelmedim bunu analiz eden.
olacak mı? hiç habere falan denk gelmedim bunu analiz eden.
0
diffarentiationation
(02.06.20)
Virüs mutasyon geçirip bulaşıcılığını azaltmış dahi olsa artış yaşanacağını ben düşünüyorum. ABD'de hiçbir zaman bizdeki gibi sokağa çıkma yasağı diye olmadı diye hatırlıyorum ama yine sosyal mesafe ve maske tedbirleri alınıyordu. O kadar kalabalık protestolarda takılan siyah maskelerin hiçbir işe yaramayacağını düşünüyorum. Sürekli arbade videoları izliyorum zaten sosyal mesafeyi korumak imkansız. Umarım çok fark edilecek bir artış olmaz.
0
black holes in the sky
(02.06.20)
borsalarında bir düşüş olmadığına göre etkisi olmayacaktır.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.20)
(5)

Doğum günü

izninizolursatahtinizatalibim
Selamlar,Bugün doğum günüm ama kendimi çok mutsuz hissediyorum. Her sene doğum günüm yüzünden böyle oluyor :( niye bu kadar etkiliyor beni ya... sizlerde durum nedir? Böyle hisseden tek kişi olmak istemiyorum.
Selamlar,

Bugün doğum günüm ama kendimi çok mutsuz hissediyorum. Her sene doğum günüm yüzünden böyle oluyor :( niye bu kadar etkiliyor beni ya...
sizlerde durum nedir? Böyle hisseden tek kişi olmak istemiyorum.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(01.06.20)
doğum günün yüzünden niye mutsuz oluyorsun? pişman mısın doğduğuna?
0
Bruce
(01.06.20)
Doğum gününüz kutlu olsun öncelikle.

Nişanlınızın 25 yaşında olduğunu düşünürsek, yaşınızın 20-25 skalasında olduğunu var sayıyorum. En güzel dönemlerinizdesiniz.

Ayrıca Fransızca biliyorsunuz. Şu an o dili bilmek isteyip de, "ulan keşke Fransızca bilseydim de, tüm doğumgünlerimde mutsuz hissetseydim" diyecek tonla kişi vardır.

Çevremde pek çok arkadaşım doğumgünlerini artık eskisi gibi umursamamaya başladı. İçten içe beklentileri vardır elbet ama yıllar geçtikçe bu farklı bir şeye evriliyor sanırım.


Genel olarak dünyanın son dönem yaşadığı şeylerden sonra, pek mutlu hissetmiyor insanlar.
Yine de, doğmuşsanız bence vardır bir sebebi. Gülümseyin

au revoir
0
la traviata
(01.06.20)
dogum gunun kutlu olsun kar$im

www.insity.com

ben kendi dogum gunumu unutuyorum bile, dogmusuz da ne olmus cok da anlam yukleme bence...
0
exlibris
(01.06.20)
Doğum gününüz kutlu olsun. Bana da bu tarz güzel günlerde hüzün çöktüğü olur. Yaradılıştan sanırım biraz melankolik bir insanım. Boşverin eğlenmeye bakın. Nice yıllara.
0
black holes in the sky
(02.06.20)
Teşekkür ederim her birinize...
Sanırım iyileştiremediğim bazı durumlar ya da içten içe beklentilerimin yarattığı hüzün, bilemiyorum.
Ama tekrar teşekkür ediyorum:)
0
🌸izninizolursatahtinizatalibim
(02.06.20)
(19)

öldükten sonra tüm soruların cevabını öğrenecek miyiz?

bugisme
ölümden sonra dünyadaki sıfır noktasından- mutlak kıyamete kadar, ya da en azından kendi doğumumuzdan ölümümüze kadar tüm soruların ve gizemlerin cevabını öğrenecek miyiz?Buna inanıyor musunuz?
ölümden sonra dünyadaki sıfır noktasından- mutlak kıyamete kadar, ya da en azından kendi doğumumuzdan ölümümüze kadar tüm soruların ve gizemlerin cevabını öğrenecek miyiz?

Buna inanıyor musunuz?
0
bugisme
(30.05.20)
Hayir. Sadece olecegiz.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
Sen bir damlasin, okyanusa karisacagin icin, sen artik ait oldugun yere okyanusa doneceksin. Okyanus olacaksin. Bu soru bu boyutta aklina geliyor. O boyutta gelmeyecek. Şoyle ki, anne rahminde de bi yerdeyim ama neredyim diyordun. Iste ciktin ve burdasin. Burada da neredeyim diyorsun ayni sekilde.
0
tunaktunaktun
(30.05.20)
İnanmıyorum. Öğrenmek bu dünyaya mahsus, en azından bildiğimiz anlamda.
0
vedatchilipeppers
(30.05.20)
bilemeyiz ama kurzgesagt kanalı geçenlerde andy weir'ın egg öyküsünü animasyon haline getirdi kafa açıcı olabilir :) türkçe altyazısı da var

youtu.be
0
freebird5406_2
(30.05.20)
bir yaratıcıya inanıyorum o yüzden evet
0
deranzo1
(30.05.20)
Nerde okumuştum hatırlamıyorum. Varsayım o ki, ölümden sonra bir uyanış olacaksa eğer evrenin fizik yasalarından koparak zamandan münezzeh bir formda uyanacağız. İzafiyet teorisiyle de destekliyordu bunu. Haliyle ne olacaksa ölümün hemen ardından, o anda olacak. Bana en çekici gelen fikir bu. Ben şahsen bu şekilde düşünmeyi seviyorum :)
0
IncredibleMau
(30.05.20)
Böyle bir şey olsun çok istiyorum ama inanıyor muyum bilemiyorum. İnanasım var. Lütfen olsun çünkü.
0
kedili bisiler
(31.05.20)
İnanılmaz istiyorum bunu. Ölümden sonrası hiçlik,yani dogmadan önceki bilinçsizlik olursa şayet bu baya hayal kırıklığı olur.Tabi o zaman hayal kırıklığını hissedecek bilinçte olmayacak ya. Ölünce uyanır insan gibi yaklaşımlar var, farklı bir boyuta geçme hali. Bu düşünceler bana baya yakın geliyor. Milyarlarca galaksi,yıldız,gezegen. Devasa bir evren. Sırrını açıklamazlarsa darılırım valla.

Beni bundan çok daha fazla heyecanlandıran evrenin sırrının hayatta olduğumuz zaman içinde çözülmesi.
0
ırene adler
(31.05.20)
aslında günlerdir hatta yıllardır bilinçaltımı kurcalayan hatta kemiren bir soruydu bu. Öyle bir soru ki buna herkes inanmak ister gibi geliyor. inanmak isteyince de iş yaratılışa inanmaya gidiyor. Tek bildiğim şey ben buna çok inanmak istediğim için inanıyorum ve beni hayatta tutan, yaşama tutunmama sebep olan düşünce.içimden en azından hep “ nasıl olsa cevaplarını er geç öğreneceksin, yaşamana bak, kısırlı zamanını mutlu geçir” derken buluyorum.
0
🌸bugisme
(31.05.20)
hayır, bunları sadece yaşarken kafanı kullanarak öğrenebilirsin, öbür tarafta bi şey yok.
0
chezidek
(31.05.20)
cocukken hep buna inanirdim. simdi ise olmasini cok istiyor fakat pek de inanamiyorum. sadece ölücez ve film bitecek gibi geliyor.
0
in vino veritas
(31.05.20)
niye öğrenmemiz gerekiyor ki? her şeyi de bilmeyiverelim. bazı şeyleri bilemeyecek olmanın verdiği bir rahatlık var bence. bilmek lanetlenmektir, cehalet mutluluktur diye boşuna dememişler.

başka türlü bakalım; "tüm soruların cevabını" öğrenmiş olma fikri seni ürkütmüyor mu? düşünsene, her şeyi biliyorsun ve bilecek bir şey yok. ortaya büyük bir "boşluk" çıkar bence insanın zihninde.
0
Bruce
(31.05.20)
Çok sevdiğim bi filozof şöyle der, here şeyi bilmek zorunda değiliz
0
olaylar olaylar
(31.05.20)
Kimse bilmiyor. Evet veya hayır diye bir cevabi yok. Evet veya hayır diyen varsa bunlar inançtır.
0
Sellim
(31.05.20)
Tanrı inancım var o yüzden evet. Olmasa dahi öğrenmek isterdim. Gerçi her şey bittikten sonra öğrenmenin ne anlamı olur bilmiyorum.
0
black holes in the sky
(31.05.20)
bir üst evren olmama ihtimali yok bence.
biz kimiz? neredeyiz? bilinç neden var? bir araya gelmiş bir yığın atom olarak bu soruya nasıl cevap veriyorum?

bu durumda yok olmayacağımı düşünüyorum.
yok olabilirim de ama bizi bilinçli olarak yaratan tanrının bizi yok etmeyeceğine, hesap gününe inanıyorum.

sanırım cennete gidenler tüm soruların cevaplarını öğrenecek.
0
işimdeyim gücümdeyim
(31.05.20)
Freebird +1 animasyon herseyi ozetlemis.
0
tunaktunaktun
(31.05.20)
Doğmadan önce nasıldın? Öldükten sonra da öyle olacaksın.
0
elitoangelito
(31.05.20)
Evet. Herşeyi öğreneceksin. Bazıları için iyi ki derken bazen de pişmanlık duyacaksın. Senin dışında gelişen olayları neden merak ediyorsun ki
0
opitseri
(31.05.20)
(5)

insafsız mizah sayfaları

tabudeviren
reddit'te böyle bir yer hatırlıyorum ama adı neydi, nasıl denk geldim bilmiyorum.aylan kurdi'nin sahile vurmuş görüntüsüyle (https://i.sozcu.com.tr/wp-content/uploads/2015/12/23/aylan-kurdi-670-1.jpg) bile dalga geçen montajlar yapılıyordu.reddit veya harici, görsel veya yazılı fark etmez, nereler v
reddit'te böyle bir yer hatırlıyorum ama adı neydi, nasıl denk geldim bilmiyorum.
aylan kurdi'nin sahile vurmuş görüntüsüyle (i.sozcu.com.tr ) bile dalga geçen montajlar yapılıyordu.
reddit veya harici, görsel veya yazılı fark etmez, nereler var böyle?
0
tabudeviren
(29.05.20)
offensive comedy
dark humour
0
sutlu nescafe
(29.05.20)
jelly bear
(29.05.20)
Bizde de Twitter'a hiç etik değil var bunlar kadar sert değil fakat.
0
black holes in the sky
(29.05.20)
Sen KGBTR den bahsediyorsun
0
olaylar olaylar
(29.05.20)
www.reddit.com vardi ama kapatilmis.
0
chezidek
(29.05.20)
(11)

corona bitti mi?

duyurukullanıcısı
turizm, cafeler, dolaşım vs açıkıyormuş. bitti mi şimdi corona? tedavi bulundu mu? hastalanırsak ölmek yok mu?
turizm, cafeler, dolaşım vs açıkıyormuş. bitti mi şimdi corona? tedavi bulundu mu? hastalanırsak ölmek yok mu?
0
duyurukullanıcısı
(28.05.20)
Bitmedi zaten hiçbir zaman bitmeyecek aşı harici,olması gereken yapılıyor şu anda geç bile kalındı
0
shredd
(28.05.20)
Sokaga cikma kisitlamalari, kapanmalar vs zaten corona yuzunden degil, saglik sistemi cokmesin diyeydi.
Demek ki rakamlar o yonde su anda, her yeri aciyorlar.

Siz isterseniz kendi onleminizi almaya devam edebilirsiniz elbette.
0
kuehles blondes
(28.05.20)
Yalnız bu tüm dünyada böyle; Türkiye'ye özgü bir şey degil. Corona bitmedi, bitmeyecek de. Kuehles blondes+1 diyorum.
0
fraise
(28.05.20)
Yüzde yüz etkili olan, "koronanın ilacı budur" diyebileceğimiz hiçbir ilaç yok.

Marttan beri aşı için öngörülen süre 12-18 ay.

Avrupa ve ABD'de vaka sayıları giderek azalıyor.

Hastaneler belki normal kapasitelerinin bile altında şu an insanlar hastaneye gitmeye korktuğu için.

Herhangi bir ülkenin ekonomisi aylarca her şeyi kapatmaya dayanamaz. Hizmet sektöründeki birçok insan aylardır iş yapamıyor maalesef. Virüsün iyi yönde mutasyon geçirip öldürücülüğünü azaltma ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda açtılar her yeri. Sadece biz değil İtalya bile çok serbest şu an.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
ülkeyi 14 gün full kapatamadıktan sonra zaten yasaklar bi süre filyasyon yoluyla ilk dalgayı atlatmaya yaradı. bundan sonra vaka artsa bile patlama yaşanmayacak ilk süreçteki gibi düşünüyorum. bir de ekonomi malum...
0
rayde
(28.05.20)
ülkeyi 14 gün bile kapatmak yetmiyor. hindistan komple ülkeyi 2 ay kapattı ama yine de bitiremedi.

üsteki arkadaşlarında dediği gibi aşı bulunmadan ya da kendisi gitmek istemediği sürece bitecek gibi de durmuyor.
0
belkider
(28.05.20)
Fransa ayni seyleri yapiyor 2 haziran itibariyle.
Ekonomik olarak bu böyle gitmez. Coronadan olmezsek ekonomik kriz sebebiyle milyonlar ölecek. Hadi ilk başta oldu ama nereye kadar? Asi demek 6 ay daha demek, hangi ülke hangi firma dayanacak?
Malesef virüs bitene kadar dayanilabilecek bir durum değil bu. O yüzden yavaş yavaş normale dönülmesi lazımdı.
0
logisticsmanager
(28.05.20)
artık hastanelerde tüm hasta olabilecekler için yatak var anlamına geliyor
0
kelepir
(28.05.20)
Sağlık sistemi çökmedigi sürece bu iş böyle yürümek zorunda. Hiç parasız kalmadınız sanırım?!
0
lion de la Turquie
(28.05.20)
Ne olsun isterdin kapansın mı her yer? +1 lion de la turquie
0
yeliz adeley
(28.05.20)
Bitmedi bitmez. Grip bu bitmez seneye covid 20
Aptal saptal yasaklar yüzünden iki ay kaybettik ülkece.
Ülkeyi komple kapatmak hiçbir zaman çözüm olmadı olmaz. Bir kişinin taziye yüzünden 158 kişiye bulaştırdığı bir virüs bu. İstersen 12 ay kapat. Sürü bağışıklığı tek çözüm
0
ikikerekac
(28.05.20)
(16)

google'da isminizi-soyisminizi cikinca ne kadar bilgi cikiyor?

fakyoras
selam,is yerinde bazen biriyle konustuktan sonra "acaba daha once nerelerde calismis, neler yapmis" ogrenmek icin ismini google'da ariyorum. aslinda linkedine baksam direkt cikacak da sirket bilgisayarinda linkedin hesabima giris yapmadigim icin direkt orda aratamiyorum. kiminin hayat hikayesi cikiy
selam,

is yerinde bazen biriyle konustuktan sonra "acaba daha once nerelerde calismis, neler yapmis" ogrenmek icin ismini google'da ariyorum. aslinda linkedine baksam direkt cikacak da sirket bilgisayarinda linkedin hesabima giris yapmadigim icin direkt orda aratamiyorum.

kiminin hayat hikayesi cikiyor, kimininn ise internette hicbir izi olmuyor.

siz isminizi google'da aratinca ne kadar bilgi cikiyor? cikmasi/cikmamasi icin ozel bir sey yapiyor musunuz?

isim-soyisimde turkiyede baska kisi olmadigi icin benim liseden itibaren her seyim cikiyor, evlenirken bir belediye baskani gelmisti nikaha, onun koydugu fotograflardan esim bile cikiyor. sosyal medya vs derken isteyen biri her seye ulasabiliyor.
0
fakyoras
(28.05.20)
bir mankenle aynı ada soyada sahip olduğum için hep onunla ilgili bilgiler çıkıyor.
0
tabirimekruh
(28.05.20)
İsim-Soyisim olarak her ikisi de az kullanıldığından bütün sosyal medya hesaplarım, üniversiteyle ilgili birkaç bilgi çıkıyor. Bundan dolayı sosyal medyada bir platform hariç anonime döndüm.
0
herseysermayeicin
(28.05.20)
sıfır. linkedin yok. facebook profili arama motorlarına kapalı. twitter gerçek isim değil.
0
inheritance
(28.05.20)
2 adet sosyal medya hesabım çıkıyor, birini kapattırmak için her şeyi yapardım ama kapatamıyorum. Bir de üstte çıkıyor popüler bir site olmamasına rağmen. Haber siteleri vs çıkıyor bir de benimle alakalı onlar da...:(
0
black holes in the sky
(28.05.20)
benim de minimumda bilgi cikiyor hele evlendikten sonra soyismim degisti ve su anda dunya uzerindeki tek kombinasyon ama linkedin disinda veri cikmiyor. zamaninda anonimlikle kafayi bozmustum cunku, kullandigim nickler bile her site icin birbirinden farklidir.
0
in vino veritas
(28.05.20)
benimle aynı isim+soyisimde akp'li bir siyasetçi var. :( hiçbir şey bulamıyorum kendimle ilgili.
0
sckxyss
(28.05.20)
Ad soyad combom dünyada bir tane var çok unique, o yüzden sadece ben çıkıyordum. Lisedeyken yaptığım freelance işlere falan adımı yazmam hataymış :)

Üniversitede iken çoğunu sildirdim, SEO nedir bilmeden de SEO yaptım şimdi en tepede portfolyom, ardından blog'um, ardından linkedin'im çıkıyor kalanı benimle ilgili değiller.
0
aguen
(28.05.20)
hayat hikayem çıkıyor. Ama kendi adıma websitem falan var, yaptığım videolar işler, linkedin, oluşturduğum kurs vs. Aslında kişisel pr çalışması gibi. (adımı yazınca soyadımı google tamamlıyor gizli modda bile ahaha:D)

Keşke sırasını ayarlayabilsem veya bazılarını silebilsem.
0
nhk ni youkosu
(28.05.20)
Bana dair bir şey çıkmıyor. Platoniğim olmak istemezdim haha yazık :(
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
Benden de bir tane var. Google'layınca sadece linkedin hesabım çıkıyor. Adı benle aynı, soyadı benimkinden bir harf eksik olan bir sosyal medya fenomeni çıkıyor bayağı, fotoğrafları paylaşımları fln. Tanımayan biri mesela mailde fln görüp aratsa soyadına dikkat etmeyip beni o zannedecek :/
0
pati
(28.05.20)
Simdi arattim okulum cikiyor sadece. Bir de birkac kampanya imzalamisim, onlar.
0
sadakatsiz
(28.05.20)
genel olarak nerede ne işler yaptığım, ne okuduğum, ne ürettiğim, yaptığım yayınlar falan çıkıyor. bol bol da çektiğim fotoğraflar ya da kendi fotoğraflarım çıkıyor. bir de zamanında forum sitelerinde falan açtığım satılık ilanları çıkıyor. ayrıca saçma şekilde beğendiğim birkaç kadın vardı, onların da farklı sitelerdeki profil fotoları çıkıyor ne alaka ise. artık ne kadar çok like attıysam asdasda.

adım ve soyadım pek yaygın olmadığı için muhtemelen başka birisi çıkmıyor.
0
early morning rain
(28.05.20)
benim ismim ve soyismimle aynı olan bir kişi çıkıyor. benimle alakalı hiçbir bilgi yok. 22 senedir internet kullanıyorum. özel bir şey yapmıyorum..
0
beyaz power ranger
(28.05.20)
yayınlar, haberler, sosyal medya profilleri...akademik işler ağırlıklı.
adım ve soyadım bir tek bende vardır TR'de :D
0
passion rules the game
(28.05.20)
Ben kendimi aratarak çıkanlara göre düzenledim. Şu an sadece LinkedIn profil resmim çıkıyor o da LinkedIn görünürlüğümü kapatmama rağmen kaldı. Tanımayan bana dair bir şey bulamaz :)
0
Kediyi üzdün
(28.05.20)
facebook'um yok da, linkedin ve researchgate'ten dolayi okudugum, calistigim okullar, yazdigim makaleler, tezler, fotograflarim falan hepsi cikiyor.
0
chezidek
(28.05.20)
(18)

intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır

bundanboyle
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
intihar etmek kaçmak mıdır kurtulmak mıdır
0
bundanboyle
(28.05.20)
Katilin ve maktülün bir arada olduğu bir cinayet şeklidir.
Uzak durmak lazım .
0
Erva
(28.05.20)
Hangi filmden duydum hatırlamıyorum; "insan ancak karşı koyamayacağı bir güç karşısında kendi canına kıyabilir" gibi çok feyizli bir şey kalmış aklımda.

Kaçmak ve kurtulmak zaten edebiyat dışında pek farklı şeyler değiller.
0
IncredibleMau
(28.05.20)
Kesinlikle kaçmaktır.
0
etna
(28.05.20)
annem hayatta oldugu surece asla yapmayacagim bir sey olurdu. sadece annen degil baban ve kardesin var. resmen 3-5 kisiyi oldurmeden cehenneme koymus oluyorsun.
0
baldur2
(28.05.20)
bence kolaya kaçmaktır.
0
mikahakkinen
(28.05.20)
hiç kimse tam anlamıyla bir başkasının hissettiklerini anlayamaz. empati yapmaya çalışır, iyi niyetiyle düşünür, anlamaya çalışır ama tam olarak anlayamaz; hissedemez. ne yaşıyorsunuz bilmiyorum. ama şunu biliyorum, gerçekten çok klişe olacak ama, inanın şu yaşamda "intihar" bir seçenek bile değil, olmamalı... bir çok başarı, ard arda gelen başarısızlıklardan sonra gelir. bazen kişinin mutsuzluğu, salt şımarıklıktır. kaçmak mı kurtulmak mı sorusuna cevap vermek gerekirse, ikisinin de olduğunu düşünmüyorum. zira, ruhunuz ve bu yaşamdaki bedeniniz bir problemle karşı karşıya. eğer onu yenip, olgunlaşırsanız aşmış oluyorsunuz. aşmamayı tercih edip, kendi değiminizle kaçıp kurtulmaya çalışırsanız bence sadece problemi ertelemiş olursunuz. ruhunuzun o probleme, o problemi çözmeye, bu tecrübeye ve sonuçta edineceği olgunluğa ihtiyacı varsa; ki olmasa neden karşı karşıya gelesiniz? bambaşka bir polarizasyonda, buna ister öte taraf diyin, ister reenkarnasyon, neye inanırsanız inanın, benzer bir problemle tekrar yüzleşeceksiniz. taaki bunu aşma olgunluğunu gösterene kadar... bu elbette benim kişisel fikrimdir. kimseyi bağlamaz. ama bazen düşündüğümde, onca mutsuzluklarıma rağmen, hayatın en ufak biriminde en ufak olumlu bir şey gördüğümde nadir de olsa mutlu olabiliyorsam eğer, hayattaki onca hırsın, paranın, mevkinin, ne değeri var? bunlar zaten yok.. olmadığı için yoksunluğundan mutsuz oluyoruz. ama olan kişileri de görüyoruz, olduğu için mutsuzlar. :) bu bir döngü, bir sınav.. ferrarim olsaydı satıp bilge olmazdım, caddede gazlardım. ama satıp bilge olan erdemleşiyor. bu elbette popüler bir örnek, ama anlamak için yol olabilir. hiç bir şey, Tanrı'nın verdiği nefesi sonlandırmanızı makul kılmayacak... tam tersi burada kalıp savaşmalısınız. her ne ile savaşıyorsanız. ancak o zaman değerli olur kazandığınız şey, ve aslolan huzur, olgunluk, tecrübe ve bilgi birikimi... "yaşamaya mecbursun!"
0
jeanluc
(28.05.20)
Dışardan bakanlar için kaçmak, eylemi gerçekleştiren için kurtulmaktır bence.
0
medre
(28.05.20)
bence bu ikisinden ziyade pes etmektir. gelecegi bilemedigimiz surece de erken pes etmektir hatta.
0
in vino veritas
(28.05.20)
Bir bildiridir, duruştur, tavırdır intihar, insanı en zor durumda dahi bırakmayan, canı için mücadele etmesini sağlayan o iç güdünün bilinç tarafından görmezden gelinmesidir. Bir karardır intihar, kimi için çaresizlik yüzünden yapılmış bir eylemdir, kimi için aptallıktır, kimi için amaan dünyanın sonu mu sanki'dir, kimi için gururdur. Eylemi gerçekleştiren kişi tarafından ise tavırdır, geri kalanlara. Her hayatın bir hikayesi olmaz ama her intiharın bir hikayesi vardır.

Herkes kendi yaşadığı hayatla, edindiği bilgi ve tecrübelerle değerlendirir intihar edenin durumunu, ben olsaydım der, şöyle yapardım, bunun için kendimi öldürmezdim. Bu cümleleri kuran kişi, intihar edenin anne babasından doğsa idi, aynı hayatı yaşasa idi, aynı cümleleri kursa aynı cümleleri duysa, aynı şeyleri hissetse idi o da intihar ederdi oysa.

Ne kurtulmaktır, ne kaçmak. kaçmak olsa, kaç git zaten, dünya, ülke hatta şehir bile kocaman bir yer, kim bulacak kim bilecek kaçandan başka? Kurtulmak olsa neyin pahasına neyden kurtuldun? Kurtuldundan ne yaptın? Bildirinin, tavrın ne olduğunu bazen intihar eden hariç kimse anlamaz, her şeyi vardı mutluydu derler ama öyle değildir.

Şunu unutmamak gerekiyor, en iyi tanıdığınız kişi anne babanız bile olsa bilmediğiniz çok şey var. İnsanları, onların size izin verdiği kadarı ile tanırsınız.
0
selam
(28.05.20)
Yorulmaktır.
0
antihero
(28.05.20)
İkisi de değil bencilliktir. Bencilliğin en üst noktasıdır.
Kişiyi seven, önemseyen, o zamana kadar kendisine emek vermiş olan, arkasından üzülebilecek, kahrolacak kimseyi umursamamaktır.
0
elestirman
(28.05.20)
zamanında girişimde bulunmuş ve başaramamış, sonrasında tedavi görmüş olan BEN için kaçmaktır. başka insanları bu konuda yargılamayı doğru bulmuyorum, kimileri yıllarca uğraşıp da daha fazla güç bulamadıkları için intihar eder, hayatını kaybetmiş birine "kolayı seçmiş, kaçmış" demeyi kendi adıma doğru bulmuyorum. sadece kendi tecrübem ve kendim için konuşuyorum: benim için kaçmaktı. çünkü beceremeyip tekrar yaşamaya karar verince sorunlarımın çok büyük bölümünün terapi ya da ilaç kullanarak giderilebildiğini, insan içine karışmanın ve "bir şeyler" yapmanın ciddi ölçüde yardımcı olduğunu, insanların zaman zaman ağır psikolojik bunalımlar yaşayabileceğini fakat bunlardan kurtulabileceğini görmüş oldum. "hayatım bitti, yaşayacak bir şeyim yok - istemiyorum" dediğim gün ölmeyi başarsaydım, bugün "iyi ki yaşamışım, iyi ki tecrübe etmişim" dediğim şeylerin belki %50'den fazlasını yaşayamayacaktım.

çok mutsuz olursam "zaten sonunda ölücem, açıkçası kimse de beni umursamıyor, ne yaparsam kendime yapıyorum. biraz depresyona gireyim, saçmalayayım, anamı kemerle döveyim, sonra yine toparlarım" diyerek mücadele ediyorum. ölmeye gerek yok. insan sürekli değişiyor. ölüm değişim şansını yok etmektir.
0
der meister
(28.05.20)
intihar umutsuzlukla cesaretin kesistigi yerde gerceklesir diye bir laf var. kacmak da kurtulmak da degildir bence. kimse intihar eden birinin yasadigi surecleri de anlayamaz. empati falan hikaye.
0
kassiopeia
(28.05.20)
@kiyiya vuran dildolar

bireysellik olarak anlatılan kavramı çok yanlış anlamışsınız. "kişinin kendi hayatı kendi kararı" çok doğru bir bakış değil. insan sosyal bir hayvandır. Her zaman salt "ben" diye bir şey olamaz.

Arkadaşınız, eşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, anneniz-babanız size gelip de "ben intihar edeceğim" dediğinde, "senin bedenin senin kararın" diyebiliyorsanız, tabii ki bu yazdıklarımı yok sayabilirsiniz.
0
elestirman
(28.05.20)
Ölüp gittikten sonra kaçmış olmanın anlamı ne ki... Bence kurtuluş. Ama bu yapılmasını gerektirir mi? Bence hayır. Kimse kendi için intihar etmez. Etrafında cezalandırmak istedikleri birileri vardır onun için intihar eder. Sırf birilerini suçlu hissettirmek için kendi hayatına kıymak yanlış bence.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
Yaşarken kaçamadığı şeyden ölerek kurtulmak.
0
ruhen hastayim ben
(28.05.20)
üşenip okunmazsa aşağıdaki doğrudan söyliyim,
kaçmaktır.


yıllar önce yazdığım kitabın giriş pasajının bir kısmı sorunuzla epey ilintili ilerlemiş:

Sualler sormak uzun vakittir, biricik uğraşım oldu. Cevap verecek kimsenin olmamasını da umursamıyorum üstelik.
İyi hissetmiyorum. Yine ağrılar saplanıyor hafızama. Vazgeçmek geliyor içimden, "ne varsa boş ver" diyor birileri sanki. Burada geçen zaman içinde çokça düşünüp bir konuda karar verdim galiba. Benim teorime göre, bence herkes, yani en azından bir defa, masada bir seçenek olarak intiharı aklından geçirmiştir. İntihar, sadece bir şeylerden kaçmak, ya da her şeyden. Bu mevzuuda yalnız olmadığımı hissediyorum. Evet evet kesinlikle, çünkü ölüm bir azadtır. Bir kaçış, bir kurtuluş olmasa da kaçış. Kim kaçmak istemedi ki bir şeylerden. Çok insan kaçar, kaçmak kabahat midir?
Söz gelimi Halil Bey. Onun da benim gibi kaçmak istediğini garanti ederim. Çünkü kötürüm biri olarak yıllarını geçirmiş, sadece bunun için bile en güzelini hak ediyor. Halil Bey benim gibi düşünen kişilerin belki de başında geliyor. Çünkü öldüğünde cesedindeki arıza onu ilgilendirmeyecek artık, teninden sıyrılacak, istediği gibi koşabilecek yani, çilesi sona erecek, tıpkı yirmilik bir delikanlı gibi. Halil bey için bizden daha başka şeylerle gelecek ölüm. Özlemini çektiği şeylerle.
Ben de Halil Bey kadar hakkım olmasa da bekliyorum. Lakin bazen, bir şeyler başıma vuruyor sanki. Sanki bastırıp beni suya batırıyor. Deryanın ortasında kalmışım gibi oluyor bazen. Dibe itiliyormuşum gibi. Son zamanlarda çok yaşar oldum bu hissiyatı. Tıpkı boğuluyor muşum gibi hissediyorum.Tıpkı önceki gece traş olurken kafamın içindeki bağırışlarda olduğu gibi. Sanki biri bana mütemadiyen ''zamanı geldi'', ''artık gitme vakti'' diyordu. O denli kuvvetli ki, neredeyse arkamdan iten bir el hissedecek kadar.
0
firemanjonny
(28.05.20)
Son söz benim intihar eğer gerçekten yapılması için
gerekliyse hem kaçmaktır hem kurtulmaktır.
0
🌸bundanboyle
(30.05.20)
(8)

En sevdiğiniz Daft punk şarkıları neler?

Amaranta ursula
Arkadaşlar merhabaBu aralar Daft punk'a sarmış durumdayım. Kaçırdığım güzel şarkıları var mı diye bu soruyu sormak istedim. Benimkiler:Veridis quoSomething about usGiorgio by MoroderThe game of loveBeyondİnstant CrushLose yourself to danceDon't it rightSizinkiler neler? Cevaplar için şimdiden teşekk
Arkadaşlar merhaba
Bu aralar Daft punk'a sarmış durumdayım. Kaçırdığım güzel şarkıları var mı diye bu soruyu sormak istedim.

Benimkiler:
Veridis quo
Something about us
Giorgio by Moroder
The game of love
Beyond
İnstant Crush
Lose yourself to dance
Don't it right


Sizinkiler neler?
Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(28.05.20)
Alive
Rollin' and Scratchin'
Make Love

www.youtube.com
0
MtKrt
(28.05.20)
Yaptıkları müzik pek ilgi alanım değil. Instant Crush'ı çok severim ama Julian Casablanca'nın da etkisi var. İsmi böyle miydi hatırlayamadım.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
Within
Around the World
Harder Better Faster Stronger
0
nundu
(28.05.20)
Touch.

Give life back to music.
0
gelbanagorbeniaskinneyledi
(28.05.20)
random access memories komple mükemmel bir albüm. Diğer albümlerini çok dinlemedim. Ama ilk çıktığında bu albümü ipod'uma indirip saatlerce dinlemiştim.
0
westblack
(28.05.20)
Yukardakilere ek olarak ben,
-Phoenix
- Alive
- One more time I da severim
özellikle Alive favorim :)
0
superfluid
(28.05.20)
Something about us
0
queue
(28.05.20)
yav sen heriflerin çılgın attığı dönemi es geçmişsin. veridis quo, prime time of your life, short circuit falan teknik olarak tehlikeli şarkılar. göz atınız.
0
alperz
(28.05.20)
(10)

Netflixçiler

durgunfoton
Arkadaslar netflix sorusu cok soruluyor biliyorum ama ben de sormak istedim,Uye oldum, bir kac film falan izledimBana dizi veya film onerir misiniz?Crown'u falan izledim ama sikildim. Agir seyler degil de basit, eglenceli biseyler. Sherlock en sevdigim dizi muzigini duyunca bile seviniyorum ama ilgi
Arkadaslar netflix sorusu cok soruluyor biliyorum ama ben de sormak istedim,
Uye oldum, bir kac film falan izledim
Bana dizi veya film onerir misiniz?
Crown'u falan izledim ama sikildim.
Agir seyler degil de basit, eglenceli biseyler.
Sherlock en sevdigim dizi muzigini duyunca bile seviniyorum ama ilgiyle izleyecek gucum yok yani.

Tesekkurler.
0
durgunfoton
(27.05.20)
sex education.
çok eğlenceliydi.
0
blatta hiberna
(27.05.20)
Dizi: IT Crowd
Film: The Invisible Guest
0
himmet dayi
(27.05.20)
the good place
good girls
0
in vino veritas
(27.05.20)
Love
0
heritage
(27.05.20)
Brooklyn nine nine
0
elorelia
(27.05.20)
Into the Night.

Evet mantık hataları var. Ben şahsen bir şey izlerken en ufak mantıksızlıkta rahatsız olurum. Ama bu dizi o kadar mantıksızlığa rağmen hiçbir şey düşünmeme izin vermedi. Sürekli bi hareket, aksiyon falan.
İzleyeyim vakit geçsin, kafam dağılsın deniyorsa izlenebilir.
0
anatomik
(27.05.20)
halen izlemediysen, en acil tarafından:
(bkz: love death & robots)
0
late viper
(27.05.20)
B99
Hollywood
The Good Place
0
black holes in the sky
(27.05.20)
lillyhammer
outlander
lucifer.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
rick n morty
0
tantunizade murat efendi
(28.05.20)
(7)

dişçiye gitmekten utanmak

ikcı
merhabalar yaklaşık 1.5 yıl önce dişlerimi yaptırmaya başladım. tel takıldı dişlerime. dişçiye en son 1 yıl önce ziyaret ettim. çünkü bunun ilk 6 ayı yurtdışındaydim (bu süreçte gittiğim ülkede tedaviye devam ederim demiştim ama edemedim tabii çünkü çok pahalıydı. doktorum da biliyordu bu fikrimi, b
merhabalar

yaklaşık 1.5 yıl önce dişlerimi yaptırmaya başladım. tel takıldı dişlerime. dişçiye en son 1 yıl önce ziyaret ettim. çünkü bunun ilk 6 ayı yurtdışındaydim (bu süreçte gittiğim ülkede tedaviye devam ederim demiştim ama edemedim tabii çünkü çok pahalıydı. doktorum da biliyordu bu fikrimi, bir şey demedi giderken, tamam dedi) sonra da yoğun bir şekilde çalışmaya başladım dönünce ve yılbaşından sonra da yine yurtdışına gittim ama sadece 10 günlüğüne ve dönünce corona belası çıktı. şubattan sonra da iptal oldu tüm randevular.


Şimdi braketler kırıldığı için ve tabii ben hep ertelediğim için gitmeyi, utanıyorum yeniden gitmeye. sorumsuz hissediyorum. gerçekten utanıyorum. ücreti de teee ekim 2018'de peşin ödenmişti. şimdi tedavi ücreti bile arttıysa ne yapsam bilmiyorum.

fikirlerinizi almak istedim. soru: napayım?
0
ikcı
(26.05.20)
aynı doktora gidip, "kaldığımız yerden devam edelim" diyeceksin veya braketleri tamamen çıkartmak ve genel muayene olmak için gideceksin. utanacak bir şey yok, fakat siz kendi kendinize eziyet ediyorsunuz şu an aslında. dişinizde braketler var ve büyük ihtimalle dişleriniz düzelmedi de ve boş yere 1 senedir taşıyorsunuz onları.
0
malheiros
(26.05.20)
Tabii ki gitmelisiniz! Ben de tel taktım, düzenli kontrol çok önemli ve gerekli. Ne olacak en fazla nerelerdeydin der. Siz de burada yazdığınız şekilde açıklarsınuz.

Ücreti arttıysa bile peşin ödediyseniz sizi etkilememesi lazım. Ama etkiliyorsa da taksit taksit ödemeyi teklif edersiniz. Lütfen gidin mutlaka.
0
jacque
(26.05.20)
hocam, siz hizmet talep eden ve bu talep için belirli bir mebla ödeyen konumundasınız.
dolayısıyla, o hizmeti almak sizin hakkınız! lütfen söke, söke alınız.
ayrıca bir dönem dişhekimleri meslek odasında çalıştığım için biliyorum; istisnalar olmakla birlikte, bu dişhekimi milletinde ego pek bir yüksektir ve paraya fazlasıyla önem verirler.
siz, "acaba ayıp olur mu?" gibi ince düşünceler içerisindeyken, onlar "nerede bu ikci? gelse de artık şu yarım kalan işi halletsek ve hesabımıza biraz daha $$ eklesek" derdindelerdir.
bunu da bilmenizi istedim.
0
pangea
(26.05.20)
hocam dişci sonunda doktor.
sizde hastasınız.
hastanın tedaviyi yarım bırakması yasa kesmesinin tıbben ve etik açıdan hiçbir sıkıntısı yokki.
umrunda bile olmaz doktorun,
gidersen işini yapar gönderir, gitmezsen ekime kadar :)
0
aslindasorunumpsikolojik
(26.05.20)
Sizi çok iyi anlıyorum bu arada ama tel tedavisinde süreklilik çok önemli. Bana da ortodontistim hep parlardı... Ek ücret isteyeceğini sanmıyorum sonuçta sözleşme yapmışsınız. Benim tedavim biteli 4 sene oluyor dişler bozulmasın diye arka dişlere taktıkları tel koptu ama gitmeyi kesinlikle düşünmüyorum. Siz bir ömür boyu telle yaşamayacaksınız o yüzden gidin muhakkak
0
black holes in the sky
(26.05.20)
Utanmayın, gidin. Tedavi ücreti arttıysa bir şey olmaz; ben de tellerimi taktırdıktan sonra dolar 2019 yazındaki efsane artışını gerçekleştirmişti de bir şey olmamıştı. Utanmaya devam ederseniz tedavide sıfır noktasına dönersiniz, ona yazık olur. Parasını verip bir hizmet almışsınız, 1 yıl gelmezsen tedaviden feragat etmiş sayılırsın diye bir sözleşme imzalamadığınız sürece o tedaviyi almak hakkınızdır.

Ayrıca ortodontistler sorumsuzluğa alışkın sanki, benimki her dediğini yaptığım için şaşırıyor (veya güzel şaşırıyor numarası yapıyor :)). Tedavisini sallayan tek hastası da siz değilsinizdir emin olun. Etrafta gördüğünüz yıllarca tel takanlarla konuşun, çoğu randevularına düzenli gitmediği için tedaviyi uzatmıştır. Siz de onlardan biri olmayın.
0
wish i could find a way to disappear
(26.05.20)
Bu işte çalışan biri olarak söylüyorum ki; neleri var da bize neler yaptığı halde hastadır deyip etik olarak bakmak zorunda kaldık. Tüm Ortodontistler yurtdısında bu tedavilerin pahalı olduğunu biliyorlar. Acilen bizzat doktorla görüşün telefonda özrünüzü iletip mazeretinizi sunun açık açık ve randevunuzu mutlaka alın.
Geçmiş olsun
0
Semi
(27.05.20)
(13)

Kadınlar, annenize huy olarak benziyor musunuz?

oldumusimdi
Hani anasına bak kızını al lafına ne kadar uyuyorsunuz? Anneniz ile huyunuz karakteriniz ne kadar çok benziyor?Edit:Arkadaşlar soruyu mu yanlış sordum acaba ama cevaplar şaşırttı. Yani mesela anneniz kincidir siz de kinci misiniz? Anneniz alıngandır siz de alıngan mısınız? Huydan bahsediyorum.
Hani anasına bak kızını al lafına ne kadar uyuyorsunuz? Anneniz ile huyunuz karakteriniz ne kadar çok benziyor?

Edit:Arkadaşlar soruyu mu yanlış sordum acaba ama cevaplar şaşırttı. Yani mesela anneniz kincidir siz de kinci misiniz? Anneniz alıngandır siz de alıngan mısınız? Huydan bahsediyorum.
0
oldumusimdi
(26.05.20)
saçımızı taramayı sevmememiz dışında hiç benzemiyoruz, bambaşka insanlarız, alakamız yok.
0
pati
(26.05.20)
İnadımız benzer. O yüzden genelde farklı düşündüğümüz konularda, birimiz alınan karardan memnun olmaz. Ama ben daha mantıklı tercihler yaptığım için bana haklı olmanın zevkini yaşatır çoğu zaman.
0
Amaranta ursula
(26.05.20)
Bden yapımız epey benziyor, karakter hiç.
0
velvetmorning
(26.05.20)
Hic benzemiyoruz desem yeridir
0
Kittie
(26.05.20)
farklı insanlarız.
0
anais
(26.05.20)
neredeyse hiç :)
0
sadakatsiz
(26.05.20)
Evet. Ozellikle belli bi yastan sonra birebir benzemeye basladik. Hatta annem anlatir atarli giderli olusun ayni benim gencligim diye.

Bi tek yeme icme zevkimiz benzemiyo ama bence bu yasadigin ortam kosullariyla alakali.
0
superfluid
(26.05.20)
Keşke benzesem ama hiç benzemiyorum.
0
anarsika
(26.05.20)
Hiç benzemiyoruz.
0
legolasin son oku
(26.05.20)
Hiçbir şekilde benzemiyoruz.
0
black holes in the sky
(26.05.20)
alakası yok.
0
tuborg yesili
(26.05.20)
Hayata bakışımız, zevklerimiz vs.yönlerden bambaşkayız. Ama kontrolcülük, kendi eliyle yapmayınca içi rahat etmeme, emanet usulüyle iş yaptıramama, titizlik gibi yönlerden giderek benzeşiyoruz.
0
megalomaniac
(26.05.20)
Benzeyen olumsuz özelliklerimi törpüledim. Onun dışında pek benzer bir yönümüz yok.
0
chihirovekohaku
(26.05.20)
(1)

u.s.a. ve u.n. türkçeleri

diffarentiationation
birine birleşik derken diğerine neden birleşmiş diyoruz?
birine birleşik derken diğerine neden birleşmiş diyoruz?
0
diffarentiationation
(26.05.20)
black holes in the sky
(26.05.20)
(4)

şu laptop nasıl?

estranged
(git:https://www.hepsiburada.com/asus-x571gt-al136x-intel-core-i7-9750h-16gb-512gb-ssd-gtx1650-freedos-15-6-fhd-tasinabilir-bilgisayar-p-HBV00000NXH1T?magaza=Techburada&wt_gl=cpc.6802.shop.elk.it-ssc&gclid=CjwKCAjwk6P2BRAIEiwAfVJ0rHYTGk2A9o3UPsio18qrnCY0eyIbDBEBtRxYBaOXEIOe-yUtZQHTuxoCQPoQAvD_BwE)81
(git:www.hepsiburada.com

8100 lira çıkabileceğim en üst sınır sanırım.
oyun çok az oynarım. daha çok mühendislik programları kullanılacak. casper hezimetinden sonra ne alsam ilaç gibi gelir gerçi ama uzun ömürlü olmasını istiyorum.
0
estranged
(24.05.20)
iyidir hocam. o fiyata en makulu o bence

edit: konetsu +1 güzel makina her türlü daha iyi . alınır.
0
fezagezgini
(24.05.20)
Konetsu'nun attığı +1 oyun oynamam deseniz bile bu cihazlarla oynarsınız bir süre ekran kartları güzel
0
black holes in the sky
(24.05.20)
Qhd, 4k ekranlar varken bu cihaza para verilmez. Oyun oynanmayacaksa hiç verilmez. Ofis, tasarım amacıyla kullanılacak, uzun ömür isteniyorsa eğer asla ve kata verilmez.

İkinci el cihazlara bakmaktan çekinmeyin. Thinkpad, dell xps, hp spectre, dell precision gibi canavar cihazlar varken bunlara çöp gözüyle bakıyorum artık.
0
IncredibleMau
(24.05.20)
2. Cevaptaki ve sorudaki ekran kartları farklı değil mi? Biri ti serisi. Laptop zorunlu değilse masaüstü al. Laptop zorunlu ise fiyat fena değil. Laptop özellikleri güzel ayrıca. Bulursam birkaç link atarım bende karşılaştırma yapabilirsin.
0
Topalordek
(24.05.20)
(2)

video çeviri

black mamba
şu videoyu zamanınız varsa çevirebilir misiniz? anladım aşağı yukarı ama tam anlamadığım yerler var. hepsi olmasa da bazı yerleri kaba taslak çevirebilir misiniz? özellikle berlin giib şehirlerden bahsettiği ve kuafördeki kadının olduğu yerleri merak ediyorum. www.youtube.com/watch?v=VrC_MSG9zSU&lis
şu videoyu zamanınız varsa çevirebilir misiniz? anladım aşağı yukarı ama tam anlamadığım yerler var. hepsi olmasa da bazı yerleri kaba taslak çevirebilir misiniz? özellikle berlin giib şehirlerden bahsettiği ve kuafördeki kadının olduğu yerleri merak ediyorum.

www.youtube.com/watch?v=VrC_MSG9zSU&list=WL&index=58&t=
0
black mamba
(24.05.20)
Sizin yaşamanız gereken hayatı; alımlı, ilgi çekici, asil bazı insanların Berlin, Paris vb. haritada gösterilen diğer yerlerde başka insanların yaşadığını söylüyor.
0
black holes in the sky
(24.05.20)
Ünlü insanlar aslında silik tipler olabilir. Sıradanlar da ilgi çekici olabilirler.
Dünyanın en iyi barında bir parti sizi yalnız ve kötü hissettirebilir. Sıkıcı şeylerle uğraşan halanızla da hayatınızın en önemli(derin) konuşmasını yapabilirsiniz.

Devamında da sürekli eğlenmemiz gerekiyor gibi bir düşünce var fakat başka şeyler de var bir insan tanımak, müzik keşfetmek, kendini tanımak vs.
0
karahan01
(24.05.20)
(3)

Medium.com kullanıyor musunuz

seyyar satıcı
Ne amacla kullanıyorsunuzOkuyucu olarak mı Kendi websitenize trafik çekmek için miŞahsi bilinirliginizi artırmak için miYa da siz hangi amaçla kullanıyorsunuzBenzer başka site var mıKısa bir anket gibi oldu. Tesekkurler
Ne amacla kullanıyorsunuz

Okuyucu olarak mı
Kendi websitenize trafik çekmek için mi
Şahsi bilinirliginizi artırmak için mi

Ya da siz hangi amaçla kullanıyorsunuz

Benzer başka site var mı


Kısa bir anket gibi oldu. Tesekkurler
0
seyyar satıcı
(24.05.20)
okuyucu
0
freebird5406_2
(24.05.20)
tutorial yaziyorum, cv'ye ekledigim bir maddelerden bir tanesi medium.
0
pgup
(24.05.20)
Okuyorum sadece
0
black holes in the sky
(24.05.20)
(2)

eski tweetleri silmek

mrz breezy
eski tweetlerinmi silmek istiyorum ama tweetdelete gibi siteler para vermediğiniz sürece çok eski tweetleri silemiyorlar. tweetwipe da hepsini birden siliyor. para vermeden atıyorum sadece 2018'e kadar attığım tweetleri silebileceğim doğru düzgün bir uygulama bilen var mı? bütün websiteler tırt çıkt
eski tweetlerinmi silmek istiyorum ama tweetdelete gibi siteler para vermediğiniz sürece çok eski tweetleri silemiyorlar. tweetwipe da hepsini birden siliyor. para vermeden atıyorum sadece 2018'e kadar attığım tweetleri silebileceğim doğru düzgün bir uygulama bilen var mı? bütün websiteler tırt çıktı 8 dolardan aşağı yapmıyorlar.
0
mrz breezy
(20.05.20)
Bence o hesabınıza erişim izni vereceğiniz programları kullanmayın. En azından mailini falan değişip öyle izin verim hesabınıza girmesine.
Yeni hesap açın. Ben güvenmiyorum hiç
0
coca cola
(20.05.20)
Twitter ın yaş sınırı var. 13 ya da 14. Ona bakın. Atıyorum 14 ise 2018'de 14 yaşınıza yeni girmiş gibi doğum tarihinizi değiştirin. Ben aynı şeyi yaşadım ama hesabınızın direkt kapatılma olasılığı da var ona göre deneyin
0
black holes in the sky
(20.05.20)
(3)

Bu hangi film?

matrix
https://www.youtube.com/watch?v=6CQp4G_2jCgmerhabalar. linkteki görüntüler bir filmden (veya diziden) ise hangisi olduğunu bilen var mıdır?
www.youtube.com

merhabalar. linkteki görüntüler bir filmden (veya diziden) ise hangisi olduğunu bilen var mıdır?
0
matrix
(17.05.20)
Tree of Life
0
black holes in the sky
(17.05.20)
tree of life - terrence malick
0
lesmiserables
(17.05.20)
the tree of life filminden
0
limon rengi
(17.05.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.